1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Dijital Platformlardan Ceza Soruşturmasına: NCMEC Raporları Nasıl Değerlendiriliyor?
Dijital Platformlardan Ceza Soruşturmasına: NCMEC Raporları Nasıl Değerlendiriliyor?

Dijital Platformlardan Ceza Soruşturmasına: NCMEC Raporları Nasıl Değerlendiriliyor?

Sosyal medya platformları, bulut depolama hizmetleri ve diğer çevrim içi servisler üzerinden gerçekleştirilen veri paylaşımı, ceza soruşturmalarında uluslararası nitelikte yeni bir delil akışının ortaya çıkmasına neden oldu.

A+A-

Türkiye'de herhangi bir kolluk faaliyeti bulunmaksızın yurt dışında faaliyet gösteren bir elektronik hizmet sağlayıcısının tespitiyle başlayan süreç, aylar sonra Türkiye'deki bir kullanıcı hakkında ceza soruşturmasına dönüşebiliyor. Bu soruşturmaların önemli kaynaklarından birini ABD merkezli National Center for Missing & Exploited Children tarafından işletilen CyberTipline sistemi üzerinden oluşturulan NCMEC bildirimleri meydana getiriyor. Elektronik hizmet sağlayıcıların şüpheli çocuk cinsel istismarı materyalleri ve çocukların çevrim içi cinsel sömürüsüne ilişkin bildirimleri, NCMEC tarafından değerlendirilerek olayla bağlantılı olabilecek ülkenin yetkili makamlarına ulaştırılabiliyor. Ancak uluslararası bir bildirimde belirli bir kullanıcı hesabının, IP adresinin veya dijital dosyanın bulunması ile o kişinin Türk ceza hukuku bakımından suç işlediğinin ispatlanması aynı anlama gelmiyor. NCMEC raporunun içeriği soruşturma bakımından son derece önemli olabilir. Buna karşılık cezai sorumluluğun belirlenmesi, rapordaki verilerin Türk ceza muhakemesi kapsamında araştırılması ve diğer delillerle ilişkilendirilmesini gerektiriyor.

NCMEC ve CyberTipline Sistemi Nedir?

National Center for Missing & Exploited Children, çocukların çevrim içi cinsel sömürüsüne ilişkin bildirimlerin alınması ve ilgili kolluk makamlarına ulaştırılması konusunda faaliyet gösteren ABD merkezli bir kuruluştur. NCMEC tarafından işletilen CyberTipline sistemi, halkın ve elektronik hizmet sağlayıcıların çocukların çevrim içi cinsel sömürüsüne ilişkin şüpheli olayları bildirebildikleri merkezi bir ihbar mekanizmasıdır. Sistemin ölçeği oldukça büyüktür. NCMEC'in açıkladığı 2025 verilerine göre CyberTipline'a bir yıl içerisinde 21,3 milyonun üzerinde bildirim yapılmış, elektronik hizmet sağlayıcıların raporlarına milyonlarca görüntü, video ve başka dijital dosya dâhil edilmiştir. Bildirimlerin önemli bölümü ABD dışındaki olaylarla ilişkilidir. NCMEC, CyberTipline raporlarını uluslararası kolluk makamlarının erişimine sunabilmekte ve raporun içerdiği bilgiler muhtemel ülkenin belirlenmesine imkân sağladığında ilgili ülkenin kolluk birimleri sürece dâhil olabilmektedir. NCMEC'in fonksiyonu dikkate alındığında, CyberTipline üzerinden oluşturulan bir bildirimin Türk ceza yargılamasındaki bilirkişi raporuyla aynı hukuki niteliğe sahip olduğu düşünülemez. Bildirim, bir ceza soruşturmasının başlamasına veya mevcut soruşturmanın yönlendirilmesine neden olabilecek bilgiler içerebilir. Rapordaki verilerin belirli bir kişinin cezai sorumluluğunu hangi ölçüde ortaya koyduğu ise ayrı bir hukuki ve teknik inceleme konusudur.

Bir NCMEC Raporunda Hangi Bilgiler Bulunabilir?

CyberTipline raporlarının içeriği bildirimi yapan hizmet sağlayıcının elindeki verilere ve olayın özelliklerine göre değişebilir. Kullanıcı hesabına ilişkin bilgiler, e-posta adresleri, kullanıcı adları, şüpheli görülen dosyalar, IP kayıtları ve olay zamanına ilişkin teknik veriler raporda bulunabilir. Bazı bildirimlerde ilgili görüntü veya videolara ilişkin hash değerleri de yer alabilir. Hash değeri, dijital dosyanın teknik olarak tanımlanmasında kullanılabilen ve aynı içeriğin farklı sistemlerde eşleştirilmesine yardımcı olan bir veridir. Bununla birlikte her NCMEC raporunun aynı kapsamda teknik bilgi içerdiği varsayılamaz. NCMEC'in kendi verileri de elektronik hizmet sağlayıcılar tarafından gönderilen raporların içerdiği bilgilerin kapsamının değişebildiğini göstermektedir. Bu nedenle somut bir soruşturmada raporun gerçekten hangi verileri içerdiği ayrı ayrı incelenmelidir. Ceza dosyası bakımından önemli olan, raporda bir verinin bulunmasından ziyade bu verinin hangi olguyu ispatlayabildiğidir. Kullanıcı hesabının belirli bir telefon numarasıyla ilişkilendirilmesi, IP adresinin belirlenmesi veya bir dosyanın hesaptan aktarıldığının bildirilmesi farklı ispat sorunları ortaya çıkarır.

NCMEC Bildirimi Türkiye'de Nasıl Ceza Soruşturmasına Dönüşebilir?

İnternetin sınır aşan yapısı nedeniyle Türkiye'deki bir kullanıcı, merkezi başka ülkede bulunan bir hizmet sağlayıcının sistemini kullanabilir. Şüpheli faaliyetin hizmet sağlayıcı tarafından tespit edilmesi halinde süreç Türkiye'de herhangi bir makamın ilk tespiti olmaksızın başlayabilir. Hizmet sağlayıcının NCMEC'e ilettiği bilgiler olayın Türkiye ile bağlantısını gösteriyorsa rapordaki veriler yetkili kolluk makamlarına ulaşabilir. Bundan sonraki aşama Türk ceza muhakemesi kuralları çerçevesinde yürütülecek soruşturmadır. Abone bilgilerinin araştırılması, dijital materyallere ilişkin işlemler, şüphelinin ifadesi, cihazların incelenmesi ve gerekli diğer delillerin toplanması soruşturmanın kapsamına göre gündeme gelebilir. Bu aşamada yapılması gereken, yabancı kaynaklı bildirimi nihai suç tespiti olarak kabul etmek değil, bildirimdeki verilerin doğruluğunu ve şüpheliyle bağlantısını araştırmaktır. NCMEC raporunun soruşturmayı başlatan veri olması ile mahkûmiyeti tek başına sağlayan delil olması birbirinden farklı meselelerdir.

IP Adresi NCMEC Soruşturmalarında Neden Önemlidir?

NCMEC kaynaklı soruşturmalarda fail tespitinin en önemli unsurlarından biri IP kayıtları olabilir. Elektronik hizmet sağlayıcı, şüpheli görülen işlemin gerçekleştirildiği sırada kullanılan IP adresini ve işlem zamanını kaydetmiş olabilir. Bu bilgi üzerinden internet servis sağlayıcısına ulaşılması ve ilgili bağlantının hangi abonelikle ilişkili olduğunun araştırılması mümkündür. Ancak IP adresi ile gerçek fail arasında doğrudan ve değişmez bir özdeşlik kurulamaz. IP adresi öncelikle internet bağlantısına ilişkin teknik bir veridir. Belirlenen abonelik üzerinden interneti kimin kullandığı ise başka bir sorudur. Evde birden fazla kişi aynı bağlantıyı kullanabilir, iş yerindeki bağlantıya çok sayıda cihaz erişebilir veya kablosuz ağ üçüncü kişiler tarafından kullanılabilir. Bu nedenle abonelik sahibinin belirlenmesi soruşturmanın sonu değil, fail tespitinin aşamalarından biridir.

NAT ve CGNAT Altyapısı Fail Tespitini Nasıl Etkiler?

IP kayıtlarının değerlendirilmesinde en önemli teknik sorunlardan biri NAT ve özellikle CGNAT altyapısıdır. İnternet servis sağlayıcıları, mevcut IPv4 adreslerinin sınırlı olması nedeniyle aynı genel IP adresini birden fazla abonenin kullanımına tahsis edebilir. Böyle bir sistemde aynı genel IP adresi aynı zaman diliminde farklı kullanıcıların internet trafiğinde görülebilir. Kullanıcıların birbirinden ayrılmasında bağlantının kesin zaman bilgisiyle birlikte kaynak port numarası önem kazanabilir. Bu durum özellikle yabancı hizmet sağlayıcılardan gelen teknik kayıtların değerlendirilmesinde kritik hale gelir. Raporda IP adresi ve zaman bilgisi bulunmasına rağmen bağlantının ayırt edilmesini sağlayacak yeterli teknik veri mevcut değilse, belirli bir IP adresinden doğrudan tek bir gerçek kişiye ulaşılabileceği varsayımı hatalı olabilir. Her dosyada aynı teknik problem bulunmaz. Statik IP kullanılan veya bağlantının başka teknik kayıtlarla kesin biçimde eşleştirilebildiği olaylarla CGNAT kullanılan olaylar birbirinden ayrılmalıdır. İnternet servis sağlayıcısının kayıtları ve bildirimi yapan platformun sunduğu veriler somut olay özelinde incelenmelidir. Bu nedenle NCMEC raporu ile müstehcenlik suçu davaları bakımından yalnızca raporda yazılı IP adresinin okunmasıyla yetinilmesi doğru değildir. IP adresinin hangi teknik altyapıda üretildiği ve ilgili kullanıcıya hangi yöntemle bağlandığı da cezai isnadın güvenilirliği bakımından önem taşır.

Abonelik Sahibinin Tespit Edilmesi Failin Tespit Edildiği Anlamına Gelir mi?

Ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi, dijital soruşturmalarda da geçerlidir. Bir internet aboneliğinin belirli bir kişinin adına olması, o bağlantı üzerinden gerçekleştirilen her işlemin aynı kişi tarafından yapıldığını tek başına göstermez. Bu ayrım özellikle aile tarafından ortak kullanılan internet bağlantılarında önemlidir. Aynı ev içerisinde telefonlar, bilgisayarlar, tabletler ve akıllı cihazlar tek bağlantıyı kullanabilir. İş yerleri ve ortak alanlarda kullanıcı sayısı daha da artabilir. Bu nedenle soruşturmanın abonelik tespiti sonrasında devam etmesi gerekir. Şüpheli işlemin gerçekleştirildiği kullanıcı hesabının kime ait olduğu, hesabın hangi cihazlarda kullanıldığı, cihazlarda ilgili dosyaların bulunup bulunmadığı ve diğer dijital verilerin kimi işaret ettiği araştırılabilir. Abone bilgisiyle cihaz incelemesinin, hesap verilerinin ve diğer delillerin aynı kişiyi göstermesi halinde isnat güçlenebilir. Buna karşılık veriler arasında uyumsuzluk bulunması soruşturmanın yönünü değiştirebilir.

Dijital Materyal İncelemesi Neden Belirleyici Olabilir?

NCMEC bildiriminden hareketle belirli bir kişiye ulaşıldığında soruşturmanın önemli aşamalarından biri bilgisayar, telefon veya diğer dijital materyaller üzerinde yapılan incelemeler olabilir. Dijital materyalde rapora konu edilen dosyanın bulunması önemli bir veridir. Ancak dosyanın cihazda bulunması da tek başına bütün hukuki sorunları çözmez. Dosyanın nasıl oluştuğu, ne zaman kaydedildiği, hangi uygulamayla ilişkilendirildiği ve kullanıcı tarafından bilinçli biçimde edinilip edinilmediği gibi sorular önem taşıyabilir. Modern cihazlar kullanıcı tarafından doğrudan kaydedilmeyen çok sayıda geçici veri üretmektedir. Uygulama önbellekleri, küçük resimler, senkronizasyon verileri ve otomatik indirmeler dijital incelemede farklı nitelikte dosyaların ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle dijital materyalde bulunan her dosyanın kullanıcı tarafından bilinçli biçimde oluşturulmuş veya saklanmış olduğu varsayılmamalıdır. Dosyanın bulunduğu dizin, oluşturulma ve değiştirilme bilgileri, uygulama verileri ve diğer teknik kayıtlar birlikte değerlendirilmelidir. Aynı şekilde ilgili içeriğin bulunamaması da olayın özelliklerine göre farklı anlamlar taşıyabilir. İnceleme ile NCMEC bildirimi arasındaki zaman, cihaz değişikliği veya verilerin silinmiş olması gibi ihtimaller göz önünde bulundurulabilir.

Hash Değeri Tek Başına Ne İfade Eder?

Çocukların cinsel istismarına ilişkin dijital içeriklerin tespitinde kullanılan araçlardan biri hash eşleştirmesidir. Daha önce tanımlanmış bir dijital dosyanın hash değeri, platformdaki başka bir dosyanın aynı veya teknik yönteme göre eşleşen içerik olup olmadığının belirlenmesinde kullanılabilir. Hash eşleşmesi, içeriğin teknik olarak tanımlanması bakımından güçlü bir araç olabilir. Ancak cezai sorumluluk yalnızca dosyanın tanımlanmasından ibaret değildir. Dosyanın hangi hesap üzerinden işlendiği, hesaba kimin eriştiği, paylaşım veya aktarım işleminin nasıl gerçekleştiği ve ilgili kişinin kastının bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Dijital içeriğin niteliğinin belirlenmesi ile bu içeriğe ilişkin eylemin belirli bir gerçek kişiye isnat edilmesi iki farklı ispat aşamasıdır. NCMEC raporlarının ceza yargılamasında değerlendirilmesinde bu ayrımın korunması önem taşır.

TCK m. 226 Kapsamında Müstehcenlik Suçu Nasıl Değerlendirilir?

NCMEC kaynaklı soruşturmaların Türkiye'deki hukuki değerlendirmesinde gündeme gelebilen düzenlemelerden biri Türk Ceza Kanunu'nun müstehcenlik suçuna ilişkin 226. maddesidir. Maddenin kapsamı tek bir hareketten oluşmaz. Müstehcen ürünlerin çocuklara verilmesi veya gösterilmesi, belirli yerlerde sergilenmesi, üretiminde çocukların kullanılması ve çocukların kullanıldığı ürünlerin ülkeye sokulması, çoğaltılması, satışa arz edilmesi, satılması, nakledilmesi, depolanması, ihraç edilmesi, bulundurulması veya başkalarının kullanımına sunulması gibi farklı fiiller bakımından ayrı düzenlemeler bulunmaktadır. Dolayısıyla dosyada müstehcen nitelikte bir dijital içeriğin bulunmasıyla yetinilerek hukuki nitelendirme yapılamaz. İçeriğin niteliği kadar sanığa isnat edilen hareketin ne olduğu da belirlenmelidir. Özellikle çocukların kullanıldığı içerikler bakımından kanun daha ağır bir koruma sistemi öngörmektedir. Buna karşılık ceza sorumluluğunun doğabilmesi için somut olayda kanuni suç tipinin unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği yine ayrıca araştırılır. TCK m. 226 müstehcenlik suçu kapsamında yapılacak hukuki değerlendirmede içeriğin niteliği, sanığın gerçekleştirdiği fiil ve kast birlikte ele alınmalıdır.

Bulundurma ile Paylaşma Arasındaki Ayrım Neden Önemlidir?

Dijital dosyalarda karşılaşılan önemli hukuki meselelerden biri içeriğin cihazda bulunması ile başkasına gönderilmesi veya erişilebilir hale getirilmesi arasındaki farktır. Bir dosyanın belirli bir cihazda bulunması, o dosyanın başka kişilere gönderildiğini kendiliğinden göstermez. Tersine, platform kayıtlarında bir aktarım işleminin görünmesi halinde de aktarımın hangi hesap ve cihaz üzerinden gerçekleştirildiğinin belirlenmesi gerekir. Ceza hukuku bakımından sanığa hangi hareketin isnat edildiği açık biçimde ortaya konulmalıdır. Dosyanın edinilmesi, saklanması, gönderilmesi veya başka kişilerin kullanımına sunulması farklı maddi olgulara dayanabilir. NCMEC raporunda kullanılan teknik ifadelerin Türk Ceza Kanunu'ndaki hareketlerle otomatik biçimde eşleştirilmesi bu nedenle doğru değildir. Hizmet sağlayıcının sisteminde “upload”, “share” veya benzeri şekilde kaydedilen işlemin teknik anlamı araştırılmalı ve bunun somut olayda hangi fiile karşılık geldiği belirlenmelidir.

NCMEC Raporu Tek Başına Mahkûmiyet İçin Yeterli midir?

Ceza yargılamasının temel ilkeleri NCMEC kaynaklı dosyalarda da değişmez. Mahkûmiyet kararı verilebilmesi için yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin hukuka uygun delillerle ve her türlü makul şüpheden uzak biçimde ortaya konulması gerekir. NCMEC raporu önemli teknik bilgiler içerebilir. Bir platformdaki kullanıcı hesabı, belirli bir işlem zamanı, IP adresi veya dijital dosya hakkında soruşturmanın başka şekilde ulaşamayacağı veriler sağlayabilir. Buna rağmen rapordaki teknik kaydın belirli bir gerçek kişiye nasıl bağlandığı araştırılmalıdır. IP adresi bir internet aboneliğine, abonelik bir haneye ve kullanıcı hesabı bir e-posta adresine ulaştırabilir. Ceza sorumluluğunun kurulabilmesi için bu zincirin gerçek kişiye ulaşan bölümünün de delillerle desteklenmesi gerekir. Cihaz incelemesi, hesap kullanım verileri, şüphelinin açıklamaları ve olayın niteliğine göre elde edilen diğer deliller bu nedenle önem taşır. NCMEC bildirimini değersiz bir veri olarak görmek ne kadar yanlışsa, raporu tek başına suçun işlendiğini kesin biçimde ortaya koyan bir belge olarak değerlendirmek de aynı ölçüde sorunludur.

NCMEC Dosyalarında Savunmanın Teknik Boyutu

NCMEC kaynaklı soruşturmalar ceza hukuku ile bilişim teknolojilerinin kesiştiği dosyalar arasındadır. Dosyadaki teknik verilerin hukuki anlamının belirlenebilmesi için kullanılan sistemlerin temel çalışma biçiminin anlaşılması gerekir. Bir IP adresinin hangi kullanıcıya tahsis edildiği, port bilgisinin neden gerekli olabileceği, zaman dilimi farklılıklarının kayıtlara etkisi, bir hash değerinin neyi gösterdiği veya cihazdaki dosyanın hangi uygulama tarafından oluşturulduğu teknik nitelikte meselelerdir. Bununla birlikte teknik inceleme ceza hukukunun yerine geçmez. Bir bilişim uzmanının belirli bir cihazda dosya bulunduğunu tespit etmesi ile sanığın TCK kapsamında hangi fiilden cezai sorumluluk taşıdığının belirlenmesi farklı değerlendirmelerdir. Bu nedenle NCMEC dosyalarında ceza avukatı tarafından yapılacak incelemenin yalnızca rapordaki sonuca odaklanması yerine, teknik verinin elde edilmesinden gerçek kişiyle ilişkilendirilmesine kadar uzanan delil zincirini kapsaması önem taşır. Savunma açısından amaç teknik veriyi reddetmek değil, verinin ispat sınırlarını doğru belirlemektir. Aynı yaklaşım iddia makamı bakımından da geçerlidir. Teknik kayıtların doğru değerlendirilmesi gerçek failin tespit edilmesini sağlarken, yalnızca abonelik veya hesap sahipliği nedeniyle ilgisiz kişilere suç isnat edilmesini de önleyebilir.

Dijital Platform Bildiriminden Cezai Sorumluluğa Uzanan Delil Zinciri

NCMEC raporuyla başlayan bir soruşturma ilk bakışta tek bir belgeye dayanıyor gibi görünebilir. Oysa sağlıklı bir ceza soruşturması bakımından birbirini takip eden çok sayıda doğrulama aşaması bulunur. Öncelikle bildirimi yapan elektronik hizmet sağlayıcının hangi olayı tespit ettiği anlaşılmalıdır. Sonrasında NCMEC raporunda aktarılan hesap ve bağlantı verileri incelenmeli, bu verilerin Türkiye'deki abonelik veya kullanıcı bilgileriyle ilişkisi araştırılmalıdır. Belirlenen abonelik veya hesabın gerçek kullanıcıyla bağlantısı kurulduktan sonra dijital materyaller ve diğer deliller devreye girebilir. Son aşamada ise elde edilen maddi olguların TCK m. 226 veya olayın özelliklerine göre gündeme gelebilecek diğer suç tiplerinin unsurlarını oluşturup oluşturmadığı değerlendirilir. Bu zincirin herhangi bir aşamasındaki eksiklik cezai isnadın gücünü etkileyebilir. Özellikle dijital kimlik ile gerçek kişi arasındaki bağlantının varsayıma dayandırılması ceza yargılamasının ispat standartlarıyla bağdaşmaz. Dijital platformların suçla mücadelede geliştirdiği bildirim sistemleri, kolluk makamlarının daha önce ulaşılması oldukça güç olan olaylardan haberdar olmasını sağlayan önemli araçlardır. Ancak teknolojinin sağladığı tespit kapasitesinin artması, ceza hukukunun temel güvencelerini ortadan kaldırmaz. NCMEC raporlarının Türk ceza yargılamasındaki gerçek değeri de bu ayrımda ortaya çıkar. Rapor soruşturmanın başlangıcında son derece önemli bilgiler sağlayabilir; fakat IP adresinden aboneliğe, abonelikten kullanıcıya, kullanıcıdan cihaza ve cihazdan isnat edilen fiile uzanan bağlantının hukuka uygun delillerle kurulması gerekir. Ceza yargılamasında amaç bir teknik kayda mümkün olan en kısa yoldan bir isim bağlamak değil, suçu gerçekleştiren kişinin her türlü makul şüpheden uzak biçimde tespit edilmesidir. Dijital delillerin giderek daha fazla önem kazandığı günümüzde NCMEC kaynaklı soruşturmaların sağlıklı yürütülmesi de teknik verinin neyi gösterdiğinin yanında, hangi sonucu tek başına göstermeye yetmediğinin doğru anlaşılmasına bağlıdır.

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.