1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Çoban Heykeltıraş biblo hazırlıyor
Çoban Heykeltıraş biblo hazırlıyor

Çoban Heykeltıraş biblo hazırlıyor

Çoban Heykeltıraş Sarıkamış Şehitleri Anma Programı için biblo hazırlıyor...

A+A-

Kars’ın meşhur Çoban Heykeltraşı Metin Doğrukartal, bu defa ustalığını Sarıkamış Şehitlerini Anma Programı için il dışından gelecek olan misafirler için kullanıyor. Kars Belediyesi’nin talebi üzerine başta Sarıkamış’taki Katerina Köşkü olmak üzere kentin tarihi dokusunu biblolara işleyen Doğrukartal, bibloları yetiştirebilmek için gece-gündüz çalışıyor.

Kars Belediyesi’nin destekleriyle Kars Kalesi eteğindeki tarihi doku arasında bulunan Namık Kemal Kültür Evi’nde çalışmalarını sürdüren Çoban Heykeltıraş Metin Doğrukartal, Kars Kalesi başta olmak üzere, Taş Köprü, Evliya Camii, 12 Havariler Kilisesi, Kümbet Camii, Ebu-l Hasan Harakani Hazretleri Türbesi, hamamlar ve daha bir çok tarihi binanın minyatürlerini yaptı. Doğrukartal şimdi de Kars Belediyesi’nin isteği üzerine Sarıkamış Şehitleri Anma Törenlerine gelecek davetlilere verilmek üzere biblo çalışmasına başladı. Sarıkamış’taki Katerina Köşkü’nün yanında Kars’ın diğer tarihi dokularının da biblolarını yapan Doğrukartal, çok heyecanlı olduğunu ve bibloları yetiştirmeyi amaçladığını ifade etti.

Metin Doğrukartal, “Kars Belediyesinin heykel atölyesinde heykel çalışması yapıyorum. Şuan Kars’taki tarihi eserlerimizden ve Sarıkamış’taki Katerina Köşkü, Kars’taki Kümbet Camii, Kars Kalesi, Topçuoğlu Hamamı ve diğer eserleri böyle hediyelik eşya olarak yapıyoruz. Sarıkamış’ta yakında biliyorsunuz 90 bin şehidimizin olduğu Allah’u Ekber Dağlarına gelip yürüyüş yapanlara birer hediye vermeyi düşünüyoruz. Bu, Kars Belediyesinin fikri ve çok da güzel bir fikir. Sarıkamış’a gelecek misafirlere öncelikle bizim şehitlerimizi anacakları için teşekkür ediyorum.” dedi.

Polyester malzemeden biblolar yapıp çoğalttığını belirten Doğrukartal, “Malzemeleri üç-beş maddenin karışımıyla elde ediyoruz. Bunlar gemi polyesteri olarak geçiyor. Çok kaliteli bir malzemedir bu. Kolay kolay kırılmayan bir maddedir. Polyester hızlandırıcı, sertleştirici özelliğe sahip. Tabi mürekkebi karıştıktan sonra ölçüleri alıyoruz ve bu ölçüleri tam ayarıyla tutturduktan sonra bunlar meydana geliyor. Malzemeyi biraz eksik, biraz fazla katarsanız bunlar patlar. Ölçülerini biz biliyoruz. Burada Ani’deki Katedralimiz de var.” diye konuştu.

Doğrukartal ayrıca, “Önceden sert taşları, kayaları işliyordum. Biz bunu biraz daha hızlandırıp gelecek nesillere sunuyoruz. Taşla yaptığımız zaman bunun bir yapımı en az 15-20 gün sürüyor. Yetiştirme imkânımız yok. Bir tane orijinal yaptıktan sonra bunun kalıbını alıyoruz. Kalıbını aldıktan sonra üretim yapabiliyoruz. İnşallah oradaki gelen insanlara bunu veririz. Onlarda mutlu bir şekilde hediyemizi inşallah kabul ederler.” şeklinde konuştu. 

“MESLEĞİME AŞIĞIM”

Doğrukartal, çobanlık yaptığı dönemlerde hayvan otlatırken nerede bir taş görse ona şekil verdiğini ve ömrünün taşları yontmakla geçtiğini söyledi. O günlerden bu günlere gelmesinde emeği geçenlere teşekkürlerini de ileten Doğrukartal, “Herkes bir şeye aşık olur, ben de mesleğime aşığım. Bu mesleği çok seviyorum. Ben bu sanatla meşgul olurken kendimi bambaşka bir dünyada hissediyorum.” dedi.

ÇOBAN HEYKELTRAŞIN HAYAT HİKAYESİ

Doğrukartal, çobanlıktan turizm sektörüne geçiş hikayesini şöyle anlattı:

“Aradan uzun zaman geçti. Ben Kars’ın merkez Çamurlu köyünde doğdum. İlkokul mezunuyum. Orada hayvancılık, çobancılıkla bir süre uğraştım. O zamanlarda yumuşak taşlar, gevrek taşları topladım onlardan heykeller, minyatürler yapmaya çalıştım. Bu işi 10 sene devam ettirdim. Bu sanatla uğraşmayı ve bir yerlere gelmeyi, birileri ile görüşmeyi çok istiyordum. Keşfedilmek insanın hoşuna gider ama bu her zaman insanın ayağına gelmez. Keşfedilmeyi çok istedim ama olmadı. Beni keşfeden Gazeteci Bedir Altunok ve Serhat Kars Gazetesi sahibi Fikri Durgun’a çok teşekkür ederim. Bu değerli insanlar benim keşfedilmemede çok emeği geçen insanlardır. Gazete, televizyonda çıkmama vesile olarak beni tanıttılar. Onların katkılarıyla Kars Belediyesinde göreve başladım. Belediyede çalışmaya başladığımdan bu yana taş yontması yapıyordum. Ancak eksik olan bazı şeyler vardı. Kars’ta eksik olan bu şeyler küçük minyatürlerdi ve gelen turistler bundan haberdar değildi. Kars sadece kaşarı, balı, kazı ile tanınıyordu. Gelen turistler sadece kaşar, bal alıp gidiyorlardı. Burada hediyelik eşya bulamadıkları için gidiyorlardı. Bu açığı kapatabilir miyim, nasıl kapatırım diye düşündüm. Ve ufak minyatür çalışmasına başladım. Fakat kalıp almak zor, bir yıla yakın kalıp üzerinde çalıştım. Kalıp almayı başardım. Şimdi Kars’ta olan bütün tarihi eserlerin minyatürlerin hemen hemen hepsini tabi şimdi burada hepsi yok ama Kars Türkiye’de yüzde 10-20 oranında tarihi eserlere sahip. Bu minyatürleri işleyip kalıp alıp seri bir üretime geçerek kısa bir sürede turizme sunmayı düşünüyoruz.

MİNYATÜR SANATI KARS’TA İLELEBET YAŞAYACAK

Çünkü hem minyatür yapıyoruz, hem kalıp alıyoruz. Bu Kars için büyük başarıdır. Bu hem Kars için, hem Belediye için önemli bir gelir kaynağı olacak. Bu çalışmamızda sayın belediye başkanımız yanımızda ve bize her türlü desteği sağlıyor. Katkılarından, desteklerinden dolayı kendisine teşekkür ediyorum. Ve ben inanıyorum ki bu sanat, minyatür sanatı Kars’ta ilelebet yaşayacaktır. Çünkü Kars tarihi kaynaklar bakımından zengin bir il. Aynı zamanda Ani Harabeleri kültür bakımından miras listesinde olan bir yerdir. Ani harabelerindeki bazı eserleri kalıp bakımından işliyorum o tarihi esrelerin minyatürlerini yapıp “Ani” adı altında bir stant açmayı planlıyoruz. O stant açıldığı zaman Ani’ye gelen turistler o minyatürleri alıp seve seve memleketlerine götürebilirler. Mesela askeriyede bir stant yok ve askere gelenler buradan bir şey alıp götüremiyorlar. Kısmet olursa ben bu açığı kapatacağıma inanıyorum. Kars’ta eksik olan bir şey ve kimsenin yapmadığı bu şeyi tamamlayacağız. Bu açığı kapatmak istiyoruz. Bize maddi ve manevi destek veren herkese çok teşekkür ederiz. Her şey sadece maddi değil, manevi destek bizim için çok önemli. Zaten Belediye Başkanımız gereken desteği veriyor. İnsanların bizim yaptığımız minyatür çalışmaları gelip görmeleri, sergilerimizi gezmeleri bizi çok mutlu edecektir. Kars halkının gelip o minyatürleri alması önemli değil önemli olan gelip ziyaret etmesi ve bize destek vermesidir. Kars halkını buraya davet ediyoruz ve bu sanatı görmelerini, sevmelerini istiyoruz.

KENDİ TARİHİMİZİ YAŞATALIM

Neden Kars’taki her iş yerinde bir Kars kalesinin fotoğrafı yok. Kars kalesi bizim sembolümüzdür neden onu benimsemeyelim ki? Ben isterim ki bu Kars halkının esnafın işyerinde, yazıhanesinde Kars kalesinin bir resmi olsun. Kümbet Camii, 12 Havariler Kilisesi olsun, Evliya Camii olsun isterdim. Çünkü bunlar olduğu zaman bizlerde bileceğiz ki kültürümüze, eserlerimize sahip çıkılıyor. İnşallah bizlerde sanata, kültüre sahip çıkan yeni nesil gençler yetiştiririz. Bende bu sanatı Kars halkına sunduğum için çok mutluyum. Cenab-ı Allah herkesi mutlu etsin. Bunu tercih etmemedeki sebep ise; sonuçta bunda benim el emeğim var tek tek bunları yapmışım ve bunları görmek beni mutlu ediyor. Kimi insan bir kıza aşık olur, kimi insan bir çiçeğe, kimisi bir hayvana, yada arabaya, güzel bir binaya aşık olur. Sevgi başkadır. Bende bunlara aşığım. Benim sevgimde bunlara ait çevremde gördükçe mutlu oluyorum ve huzurlu oluyorum. Hayvancılık çobancılık yaptığım zamanlarda da bizim köyde bir evimiz vardı ve ben bir ağacın altında küçük taşları toplar boş zamanımda bu taşları yontmaya başlıyordum. İnsanlarla toplumla fazla yakın ilişkiler kuramıyordum çünkü bu sanata yönelmiştim. Küçük yaşata yapamaya başladığım bu sanata talep iyi oluyordu. Köyden daha az talep vardı ama şehir dışından gelen köyde öğretmenlik, doktorluk yapan kişiler bakıyordu ve beğeniyorlardı. ‘Abi bize hediye eder misin?’ dediklerin de çok mutlu oluyordum. Çünkü ben güzel şeyler yapıyorum ki bu adamlar istiyorlardı. Ve verdiğim hediye bana huzur ve mutluluk veriyordu. Hediye alan kişi ‘buna gözüm gibi bakacağım, bunlar çok değerli’ deyince ben daha da haz alıp o gece sabaha kadar çalışıyordum

AZMİN ELİNDEN BİRŞEY KURTULMAZ

O zamanları göz önüne aldığında bazıları bana gülüyordu. İşte ‘taşlarla oynuyor’ diye ama azim vardı ben bu işi yapacağım konusunda kendime güveniyorum. ‘Olacak’ diyerek gece -gündüz çalışmaya başladım. Ve çok şükür şuan da yerli ve yabancı turizme katkıda bulunuyorum. Bu katkıdan dolayı çok mutlu ve huzurluyum. Bu mutluluk parayla alınmaz. Bu işi seven insan o işi kendileri daha iyi biliyorlar. Aşıklarla 24 saat beraberiz bu yönden şanslıyım. Aşıklar Dernek Başkanı Mahmut Karataş bu sanatta bana çok yardımcı oldu. Bir sıkıntımda yanıma gelerek sazını alıp çalıyor ve böylece daha mutlu oluyorum. Can dostum sayılır kendisi.”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.