1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Kürdüm, Travestiyim, Feministim
Kürdüm, Travestiyim, Feministim

Kürdüm, Travestiyim, Feministim

Karslı Travesti Esmeray, Kumbaracı 50'de üç oyununun toplu gösterimini yaptı. Temsiller öncesinde Vakit gazetesi, “Dünyanın çivisi çıkacak” dedi bu oyunlar için. Çünkü Esmeray Vakit’e göre Kemalist.

A+A-

Hayat pek çoğumuz için kolay değil. Ama bazıları için çok daha zor. Esmeray da bu ikinci gruptakilerden. “Ben kadınım” diyor, “Kimseyi de ikna etmek zorunda değilim”

 

Geçen hafta Esmeray, Kumbaracı50’de üç oyununun toplu gösterimini yaptı. Temsiller öncesinde Vakit gazetesi, “Dünyanın çivisi çıkacak” dedi bu oyunlar için. Çünkü Esmeray hem travesti hem feminist hem de Vakit’e göre Kemalist.

 

Kars’ın bir köyünde Kürt bir ailenin oğlu olarak doğdu. Ama ruhu kadındı. Bunu keşfetmesi kolay olmadı, bu kimlikle yaşaması da. Köyden ayrıldı, İstanbul’da kendine yepyeni bir hayat kurdu. Çok inişli çıkışlı, sancılı yıllar geçirdi. Ta ki tiyatroyu keşfedene kadar. Şimdi 'Cadının Bohçası', 'Tecavüz', 'Yalnız Kadın' oyunlarını sahneleyerek yaşıyor. Feminist oluşum Amargi’de de gönüllü çalışıyor. Evet, o bir kadın. Nokta.

 

Vakit sizi hedef gösterdi, sonra ne oldu?

Hiçbir şey olmadı. Zaten pek dikkate almadım, alınacak gibi değildi. Vakit gazetesini biliyoruz, şaşırmadım. Ama ürkütücü tabii.

 

Korktunuz mu?

Kimliğimden dolayı o kadar baskı altında hissediyorum ki, çok da korkmadım. Alışığım böyle şeylere.

 

Alışılıyor mu?

Alışılmıyor ama hazırlıklı oluyorsun. Mümkün olduğu kadar da alışmamaya çalışıyorum zaten. Bir şekilde tepki vermem lazım. Ama eylem yapsak dikkate almış olacaktık bu tehdidi, sessiz kalmayı tercih ettim. Tabii ki tazminat davası açmayı düşünüyoruz, savcılığa da suç duyurusunda bulunduk. O kadar kötü bir haberdi ki kendi okurları bile "O ha!" demiştir.

 

Vakit sizin için “transseksüel, feminist ve Kemalist” diyor. İlk ikisini biliyorum da Kemalistlik nereden çıktı?

Öyle bir yazmışlar ki, üçü de küfür onlara göre. Transseksüellik bir küfür değil, cinsel kimliktir. Bunu kafalarına soksunlar. Feminizm ve Kemalizm de düşünce biçimidir. Ben Kemalist değilim. Feminist olduğum için, ataerkilliği üreten hiçbir ideolojinin içinde bulunmak istemiyorum. Onlara göre başı açık olan, onlardan olmayan herkes Kemalist’tir. Transseksüel olmasaydım Ergenekoncu deyip evi bile basabilirlerdi.

 

Muhafazakar iktidar hayatınızı nasıl değiştirdi?

Homofobi ve transfobi yalnızca muhafazakar kesimde yok, her yerde var. Toplumsal olarak inanılmaz bir şekilde muhafazakarlığa gidiyoruz. RTÜK’ün çok kötü sansürleri var. Ben kendime bir alan açmak istiyorum, güzel şeyler üretiyorum ve bunları ekrana taşımak istiyorum. Ama RTÜK bunun önünü kapıyor. Ekrana çağıramıyorlar beni. Okan Bayülgen’in programına çıktım, duydum ki Okan’a ciddi uyarılar gelmiş. RTÜK çok ciddi yasaklar koydu. Kuşum Aydın yok mesela, Fatih Ürek program yapamıyor, Huysuz Virjin’i yok ettiler. Bülent Ersoy’a güçleri yetmiyor.

 

Anayasa değişikliğinden beklentiniz ne?

Toplumsal sözleşmedir Anayasa. Peki böyle bir sözleşme toplumun ciddi bir kesimini içine almadan nasıl olabilir? Oyum kesinlikle hayır. Yokum çünkü ben orada. Nasıl evet diyebilirim?

 

Mahalle baskısı ne durumda peki? Hayat sokakta nasıl   sizin için?

Doğrudan Esmeray üzerinden düşünmeyelim. Çünkü ben insanların görmek istediği, tipik bir travesti değilim. Hani böyle sakalları belli, memeleri dışarıda, saldırgan tipler... Böyle görünenler inanılmaz tacize uğruyor. Yolda omuz atılıyor, arkasından küfür ediliyor. Ben yaşamıyorum bunları. Gayet doğalım çünkü.

 

Eski söyleşilerde “Ne zaman fark ettiniz?” sorusuna kızdığınızı söylemişsiniz. Ben onu sormayacağım da, yaşadığınız coğrafyada ve o dönemde transseksüel, eşcinsel tanımları yok. Adını koyamazken hissettiklerinizle nasıl baş ettiniz?

Bir kere ben dokuz yaşına kadar kendimi kız çocuğu zannediyordum. Erkek olduğumu o yaşta idrak ettim. Evet penisim var. Ama bunu içine dinletemiyorsun, kadınsın çünkü içinde. Adını koyamıyorsun ve inanılmaz korkunç şeyler yaşıyorsun.

 

Nedir yaşadıklarınız?

Öyle bir toplum ki erkek çok erkek, kadın çok aşağıda. Neden buna meyilli olduğunu sorguluyorsun. Keşke böyle olmasaydım diyorsun. Her köyde bir tane var, Avrat Metin vardı bizim köyde. Başka bir köyde Avrat Yolcu. "Demek ben de onlardanım" diye teselli ediyorsun kendini.

 

Tanımlamalarla ne zaman tanıştınız?

15 yaşındaydım, Tempo dergisinde eşcinsel kelimesini gördüm. Bir de baktım ki dünya kadar var. Rahatladım, yalnız olmadığımı gördüm. Eee, bir de Zeki Müren örneği var.

 

Zeki Müren rahatlatıcı bir örnek mi?

Değil. Ne olduğunu anlamıyordum ki! Bu ne yani? Bülent Ersoy’u anlıyordum ama ona “Ya kadın ol ya erkek” diyordum. O zamanlar hiç yakın hissetmedim kendimi Zeki Müren’e.

 

Kars’ın bir köyündesiniz. Çevreniz farklı olmanıza nasıl tepki verdi?

Annemin böyle bir akrabası varmış, “Ona çekti” dediler önce. Bir yandan da seviyorlardı beni. Çünkü o zamanlar eşcinsellik yerden yere vurulmuyor, kavram yok zaten, bilmiyorlar. Şöyle bir sevgi bu: "Bu ileride karısını sever, dövmez, yumuşak bir erkek olur." Herkes kızını bana vermek istiyordu. Ama sonra eşcinsellik kavramını duyunca “Bu olmaz” dediler.

 

Kaç yaşındasınız?

37’ye gireceğim ama sen 34 yaz.

 

‘80’lerden söz ediyoruz o halde. İstanbul’a barınamadığınız için mi geldiniz?

Hayır. Bizim oralarda erkek çocuklar okumuyorsa para kazanmak için İstanbul’a gelir. Buraya geldiğimde kılığım kıyafetim tamamen erkekti. Zorla. Geldim, eşcinsel camiayla tanıştım. Ve orada başka bir soru çıktı karşıma: Ben gey miyim, transseksüel miyim?

 

Nasıl cevapladınız bu soruyu?

Yaşadığım deneyimlerle. Gördüm ki ben kesinlikle gey değilim. Çünkü gey tamamen erkektir, hatta erkeklik özelliklerinin çok olmasını ister. Ama ben kadınım. Kimseye de bunu ispatlamak zorunda değilim.

 

Ameliyat oldunuz mu?

İnşallah Ekim’de. Çoktan kararımı verdim ama maddi olanaklardan dolayı olmadım bugüne kadar.

 

Sizin için bir hayal mi, hedef mi? Nerede duruyor o ameliyat?

Olmasam da hiç önemli değil. Ama bedenimde sevmediğim bir şey var, onu atmak istiyorum.

 

Sevgiliniz var mı, yalnız mısınız?

Yok, 10 yıldır duygusal bir ilişkim yok. Cinselliğimi yaşamıyorum anlamına gelmiyor bu, partnerlerim oluyor arada sırada. Çünkü öbür türlüsü olmaz. Kürtsün, travestisin, feministsin, çok şey biliyorsun. Bir erkeğin sana yaklaşması çok zor.

 

Ameliyattan sonra kolaylaşır mı?

Yok. Erkekler çok bilen kadından kaçıyor.

 

“ETEK GİYİNCE YENGE OLDUM”

 

Görüntünüzü ne zaman değiştirmeye başladınız?

18 yaşımda. Bir erkekle yaşıyordum o zaman. Birlikte masayı da kaldırıyorduk, her işi yapıyorduk. Ama ne zaman ki etek giydim, erkek arkadaşımın arkadaşları masayı kaldırtmadılar bana. “Yenge belin ağrıyacak” dediler bana, yenge oldum bir de. O zaman feminist olmaya  karar verdim.

 

Nasıl geçindiniz İstanbul’a gelince?

Dayımın yanında çalıştım bir süre, yağlıboya işi. Sonra börekçi ustası oldum. En sonunda karar verdim, ailemden koptum. Hayat bambaşka bir yere gitti.

 

Nereye?

Sokağa... Seks işçiliği... Mecburen. Seni destekleyen kimse yok, kimse iş vermiyor. Kendini bedenini satarken buluyorsun. Hep oradan çıkmaya çalıştım, benimsemedim bunu. Sol kesimle tanıştım, ÖDP’ye üye oldum. Bu şekilde başardım çıkmayı.

 

Kaç yıl yaptınız bu işi?

4-5 yıl. Ve en asgari şekilde yapıyordum. Hayatımı sürdürecek kadar. Bir gün çalışıyordum, bir hafta çalışmıyordum.

 

Yolunuz seks işçiliğinden tiyatroya nasıl uzandı?

Toplumsal ikiyüzlülüğü insanların yüzüne vurmak istedim. Oyunlarımda bunu yapmaya çalışıyorum.

 

Kimler seyrediyor sizi?

İlk başladığımda muhalif bir seyirci kesimi vardı: Solcular, öğrenciler. Zamanla genelleşti. Sokakta görüp merak edip gelen çok insan var.

 

Tepkiler nasıl? Mesela 'Tecavüz' çok sert bir oyun. Kendi uğradığınız tecavüzü de anlatıyorsunuz.

Çok değişik, çok ağlayanlar oluyor. Ben herkes “Biz bu tecavüzün neresindeyiz?” diye sormasını istiyorum. Kaçmasınlar. Ben 11 yaşında ve 16 yaşında iki kez uğradım tecavüze. 11 yaşında köyde bir akrabamız tecavüz etti.

 

Anlatmadınız mı aileye?

Sana inanmazlar ki!   Seni öldürürler ya da  yapana inanırlar. Tecavüze uğrayan yok edilir, tecavüz eden içimizde gezmeye devam eder.

 

Kaynak :

Milliyet Cadde / Miraç Zeynep Özkartal’la Yaz Söyleşileri

Fotoğraflar: Bünyamin Aygün

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.