
"Bayrakları Gördük, Sınırın Yakınlığını ve Uzaklığını Aynı Anda Hissettik"
Ani'de Ermenistan tarafındaki bayrakları görmenin kendisini duygulandırdığını anlatan Sargsyan, sınırların ne kadar yakın ama aynı zamanda ne kadar uzak hissettirdiğini dile getirerek, "Bütün bu sınırlar ve çatışmalar aslında çok anlamsız." dedi.
Türkiye-Ermenistan normalleşme süreci kapsamında Kars'a gelen Ermeni barış uzmanı Eleonora Sargsyan, Ani'den Ermenistan tarafındaki bayrakları görmenin kendisini duygulandırdığını belirterek, "Sınırlar bize hem ne kadar yakın hem de ne kadar uzak olduğumuzu hissettirdi." dedi.
Türkiye-Ermenistan normalleşme süreci kapsamında Kars’ta düzenlenen Türkiye-Ermenistan Medya Diyalog ve Değişim Programı’na katılan Ermeni barış çalışmaları uzmanı Eleonora Sargsyan, Ani Ören Yeri'nde Ermenistan tarafını görmenin unutulmaz bir deneyim olduğunu belirterek, "Hem çok yakındı hem de ulaşılması imkansız kadar uzaktı." ifadeleriyle duygularını anlattı.
Imagine Center ekibiyle Kars’a gelen Sargsyan, asıl çalışma alanının Ermenistan-Azerbaycan normalleşmesi olduğunu belirterek, Türkiye-Ermenistan diyaloğunun da bölgesel barış açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
“İlk kez Türkiye’ye geldim”
Gümrü doğumlu olduğunu ifade eden Sargsyan, baba tarafından Muş kökenli olduklarını anlatarak, Türkiye’ye ilk kez geldiğini söyledi.
Daha önce yalnızca İstanbul Havalimanı’nı aktarma amacıyla kullandığını belirten Sargsyan, Kars’ta bulunmanın kendisi için duygusal anlam taşıdığını ifade ederek, "Burada tarihi kendi gözlerimizle görmek benim için çok önemliydi. Hem Imagine Center ekibinin bir parçası olarak buradayım hem de toplumlar arasındaki barış ve normalleşmeye katkı sunmak amacıyla bu ziyareti gerçekleştiriyorum." dedi.
“60 kilometrelik mesafe için 8 saat yol geldik”
Kars’a doğrudan gelemediklerini anlatan Sargsyan, yolculuğun Gürcistan üzerinden gerçekleştirildiğini belirtti.
Yerevan’dan sabah saatlerinde hareket ettiklerini söyleyen Sargsyan, yaklaşık 9 saat süren yolculuğun özellikle Gürcistan’daki yol şartları nedeniyle oldukça yorucu geçtiğini dile getirdi.
Ermenistan ve Türkiye tarafındaki yolların iyi durumda olduğunu ancak Gürcistan yollarının yolculuğu zorlaştırdığını ifade eden Sargsyan, asıl yorucu olanın ise Kars ile Gümrü arasındaki gerçek mesafeyi düşünmek olduğunu söyledi.
"İki şehir arasında sadece yaklaşık 60 kilometre var. Buna rağmen sınır kapalı olduğu için saatlerce dolaşmak zorunda kalıyoruz. İnsan bunu düşününce daha çok yoruluyor." ifadelerini kullandı.
“Çıldır Gölü bizim için Kuzey Denizi”
Yolculuk sırasında Çıldır Gölü'nü gördüklerini anlatan Sargsyan, gölün Batı Ermenicesinde "Kuzey Denizi" anlamına gelen bir isimle anıldığını söyledi.
Ermenistan'ın denize kıyısı olmayan bir ülke olduğuna dikkat çeken Sargsyan, sınırların açılması halinde özellikle Şirak bölgesinde yaşayan insanların Çıldır Gölü'ne rahatlıkla gelebileceğini belirtti.
Sevan Gölü'ne ulaşımın saatler sürdüğünü hatırlatan Sargsyan, Kars ile Gümrü arasındaki ulaşımın kolaylaşmasının turizm açısından iki ülkeye de katkı sağlayacağını ifade etti.
“Karslılar da Gümrü’yü görmeli”
Gümrü'nün güçlü tarihi ve kültürel mirasa sahip olduğunu söyleyen Sargsyan, Kars'ın ise geçmişte önemli bir ticaret merkezi olduğunu belirtti.
Sınırların açılmasıyla birlikte karşılıklı turizmin gelişeceğini ifade eden Sargsyan, Karslıların da Gümrü'yü ziyaret etmesini istedi.
Yolculuk sırasında Gümrü Havalimanı'nın bölge açısından sağlayabileceği avantajları da konuştuklarını dile getiren Sargsyan, Kars Harakani Havalimanı'nın ise artık Suudi Arabistan ve Bakü seferleriyle uluslararası statü kazandığını öğrenmekten memnuniyet duyduğunu söyledi.
“Kars ile Gümrü gerçekten ikiz şehir gibi”
Kars'a gelir gelmez büyük bir benzerlik hissettiklerini anlatan Sargsyan, sosyal medya hesabında Kars'tan fotoğraflar paylaşmasının ardından Gümrülü arkadaşlarının "İkiz şehir" yorumları yaptığını söyledi.
Özellikle siyah bazalt taşlı yapıların Gümrü'deki mimariye çok benzediğini belirten Sargsyan, yemek kültürünün de şaşırtıcı derecede benzer olduğunu ifade etti.
Anneannelerinin yaptığı birçok yemeği Kars'ta yeniden gördüklerini söyleyen Sargsyan, eritilmiş tereyağı ve bazı geleneksel yemeklerin iki şehir arasında ortak kültürel miras oluşturduğunu dile getirdi.
Deprem izleri de benziyor
1988 Spitak Depremi'nin Gümrü'de büyük yıkım oluşturduğunu hatırlatan Sargsyan, yıllar geçmesine rağmen bazı yapıların hala aynı şekilde ayakta kaldığını söyledi.
Kars'ta da benzer görüntülerle karşılaştığını belirten Sargsyan, iki şehir arasında bu yönüyle de duygusal bir benzerlik hissettiğini ifade etti.
“Ani bizim tarihimizin önemli bir parçası”
Ani Ören Yeri ziyaretinin kendisi için çok anlamlı olduğunu söyleyen Sargsyan, çocukluğundan itibaren büyüklerinden dinlediği tarihi olayları yerinde görme fırsatı bulduğunu belirtti.
Ani'nin Ermeni tarihi açısından önemli bir sembol olduğunu ifade eden Sargsyan, Ermenistan'daki tarih kitaplarında özellikle bazı yapıların sıkça kullanıldığını söyledi.
Ani'de Ermenistan tarafındaki bayrakları görmenin kendisini duygulandırdığını anlatan Sargsyan, sınırların ne kadar yakın ama aynı zamanda ne kadar uzak hissettirdiğini dile getirerek, "Bütün bu sınırlar ve çatışmalar aslında çok anlamsız." değerlendirmesinde bulundu.
“Bu bir toprak talebi değil”
Ani'nin Ermeniler açısından taşıdığı anlamın zaman zaman yanlış yorumlandığını belirten Sargsyan, bunun herhangi bir toprak talebiyle ilgisinin bulunmadığını ifade etti.
Ani'nin Ermeni kimliğinin ve tarihsel hafızasının önemli bir sembolü olduğunu söyleyen Sargsyan, bunun ulusal kimliğin bir parçası olarak görüldüğünü kaydetti.
“Kars'ta kendimi çok sıcak karşılanmış hissettim”
Kars'ta herhangi bir olumsuzluk yaşamadığını belirten Sargsyan, özellikle Akyaka'da karşılaştıkları vatandaşlarla kurdukları iletişimin kendisini etkilediğini söyledi.
Bir vatandaşın Gümrü'deki arkadaşı Malhas'a selam göndermek istemesini unutamadığını ifade eden Sargsyan, bunun iki toplum arasındaki insani bağların hala güçlü olduğunu gösterdiğini dile getirdi.
Ani'de küçük bir kız çocuğunun Ermenice konuştuklarını fark ederek annesine "Ermeni" demesinin de dikkatini çektiğini belirten Sargsyan, bölge insanının Ermeni dili ve kültürüne yabancı olmadığını söyledi.
“Ermenistan'da normalleşmeye temkinli yaklaşanlar var”
Ermenistan toplumunda sınırların açılması konusunda farklı görüşler bulunduğunu belirten Sargsyan, bazı kesimlerin normalleşmeyi tarih ve kimlik açısından endişeyle karşıladığını söyledi.
Bir diğer kesimin ise ekonomik kaygılar taşıdığını belirten Sargsyan, Türkiye'nin daha büyük ekonomiye sahip olmasının küçük ülke psikolojisiyle değerlendirildiğini ifade etti.
Uzun yıllardır kapalı sınırla yaşamaya alışmış olmanın da bu temkinli yaklaşımda etkili olduğunu belirten Sargsyan, normalleşme sürecinin Azerbaycan ile ilişkilerden bağımsız değerlendirilemediğini, bunun da toplumdaki çekinceleri artırdığını söyledi.
Sargsyan, tüm bu hassasiyetlere rağmen toplumlar arasında diyaloğun güçlenmesinin ve karşılıklı ziyaretlerin artmasının hem Türkiye hem de Ermenistan açısından önemli fırsatlar oluşturacağı görüşünü dile getirdi.


HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.