Kars’ta tırpan, dirgen ve tırmık hazırlıkları başladı

Geçimini tarım ve hayvancılıkla idame ettiren Kars çiftçisinin yaklaşan hasat dönemi öncesi, el aleti hazırlıkları başladı.

Tacettin DURMUŞ

Kars’ta 70 yıldır baba mesleğini sürdüren Gümüş Demirağ’ın işyeri bu günlerde yine çiftçilerin uğrak yeri olmaya başladı. 12 yaşından beri ‘Nalbant Nuri’ olarak nam salan Nuri Demirbağ’ın oğlu Gümüş Demirbağ, köylülerin hasatta kullandığı koşuk takımları tırpan, dirgen ve tırmık gibi el aletlerini tamir etmeyi sürdürüyor.

Tarım aletlerinin henüz kullanılmadığı yıllar önce arpa, buğday, yulaf ve korunga el aletleri ile hasat edilirken, günümüzde de aynı tarım aletleri yine Kars çiftçisinin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Son derece modern motorlu tarım araçların kullanılmadığı sarp alanlarda çiftçiler yine biçin işlerini tırpan, biçtikleri ürünleri de dirgen ve tırmık marifetiyle toplamaya devam ediyor.

Geçtiğimiz yıl hasat boyunca el aletlerini kullanan çiftçiler, yıpranan ve kırılan tırpan, tırmık, dirgen gibi el aletlerini Gümüş Demirağ’ın hapan bölgesindeki babasından kalma dükkânına getirerek tamir ettiriyor.

70 YILLIK BABA MESLEĞİ BİTMEK ÜZERE

70 yıldır süre gelen baba mesleğini 12 yaşından beri yaptığını söyleyen Gümüş Demirağ, mesleğinin artık bitme noktasına geldiğini söyledi. Kendi çocuklarının dahi dede baba mesleğine ilgi duymadığını da söyleyen Demirağ: “Kars’ta bu mesleği 70 yıldan beridir sürdürüyorum. Babam Kars’ta sanatıyla adı dillerde olan Nalbant Nuri idi. Asıl adı Nurettin idi. Babam gençlik yıllarında öküz ve atları nallayan nadir insanlardan biriydi. Kars’ta o zamanlar tarım işleri at ve öküz gücü ile yapılırdı. Bu nedenle at ve öküzlere nal takılmadan tarlalarda çalıştırılmazdı. Orta yaş üzerinde olan her insan ve özellikle yaşlı köylüler babamı tanır. Ama şimdi modern tarım aletleri çıktı. Doğal hayat sona erdi. Artık ne eski arpa, buğday ve yulaf var ne de o eski tad. Artık köylü ekmeği, yumurtayı hatta sütü bile şehirden alıp evine götürüyor. Hiçbir şeyin eski ve doğal tadı kalmadığı gibi bu mesleğin de tadı kalmadı. Ben de kaybolmaya yüz tutmuş bu mesleği daha ne kadar devam ettiririm ben de bilmiyorum.” Dedi.