Kars Ticaret ve Sanayi Odası (KATSO) ev sahipliğinde düzenlenen tarihi zirve, iki ülke iş dünyasını masada buluşturdu.
Dışişleri Bakanlıkları ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) stratejik desteğiyle gerçekleştirilen bu ilk kapsamlı iş birliği platformu, bölgede yeni bir dönemin sinyallerini verdi.
“Ulaşım Varsa Refah Vardır”
Toplantının açılışında konuşan KATSO Başkanı Kadir Bozan, Kars'ın tarihsel ticaret misyonuna dikkat çekerek bölgesel entegrasyonun bir seçenek değil, zorunluluk olduğunu vurguladı. Bozan, "Doğu Kapı Sınır Kapısı'nın açılması, kara ve demiryolu ağlarımızın entegrasyonu sadece bizim değil, tüm bölgenin kalkınma reçetesidir. Ulaşımın olduğu yerde ticaret, ticaretin olduğu yerde istihdam ve refah vardır," değerlendirmesinde bulundu.
Diplomatik ve Ekonomik Çerçeve
Zirvede dikkat çeken diğer önemli açıklamalar ise şöyle oldu:
TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Erzurum TSO Başkanı Saim Özakalın: Türk iş dünyasının otomotivden gıdaya kadar ulaştığı uluslararası rekabet gücünün, bölgesel iş birliği ile Ermenistan pazarında çok daha etkili bir noktaya taşınabileceğini belirtti.
Ermenistan Dışişleri Bakan Danışmanı Hayk Darbinyan: Normalleşme sürecinin meyvelerini vermeye başladığını ifade ederek, "Üçüncü ülkeleri aradan çıkararak doğrudan ticaretin kapılarını aralamış durumdayız. Bu toplantı, ekonomik ilişkilerimizin yeni ufku olacak," dedi.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Uzer: 2026 yılını "somut adımlar yılı" olarak nitelendirdi. Uzer, doğrudan uçuşlar, demiryolu rehabilitasyonu ve doğrudan ticaretin başlamasıyla, Güney Kafkasya’nın istikrarına büyük bir katkı sunulduğunu vurguladı.
B2B Görüşmeleriyle İlk Somut Adımlar Atıldı
Protokol konuşmalarının ardından gerçekleştirilen B2B (ikili iş görüşmeleri) oturumlarında, Türk ve Ermeni yatırımcılar doğrudan ticaret bağlantıları ve ortak yatırım projelerini masaya yatırdı. Kars’ta atılan bu adımın, kısa ve orta vadede sınır ötesi ticari hacmi ciddi oranda artırması hedefleniyor.
Bu tarihi zirve, Kars'ın bölgesel lojistik üssü olma vizyonunu güçlendirirken, her iki ülke için de sürdürülebilir refahın kapılarını aralayan sembolik ve stratejik bir eşik olarak kayıtlara geçti.