GGK, CHP Adaylarını Ağırladı

Kars Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) Genç Girişimciler Kurulu (GGK) başkan ve üyeleri “Gençlik Kentine Sahip Çıkıyor” sloganıyla başlattığı adaylarla buluşma programının ilkini CHP ile başlattı.

GGK’nın tüm partilere yaptığı üzerine ilk ziyareti gerçekleştiren CHP Milletvekili Adayları, GGK Başkanı İbrahim Çantay ve yönetim kurulu üyelerinin sorularını cevapladılar.

Ziyaret karşılıklı tanıtımların ardından yapılan konuşma ve sorularla devam etti. GGK Başkanı İbrahim Çantay önce yönetim kurulu üyelerini tanıttı ardından da GGK’nın faaliyetlerinden söz etti. Genç nesiller olarak sorgulamak, yönlendirmek, sorunların tespiti, çözüm önerileri, toplantı, konferans ve seminerler gibi aktivitelerin içinde olduklarını söyleyen Çantay, amaçlarının daha güzel ve kalkınmış bir Kars için ele ele, gönül gönüle hareket ettiklerini ifade etti.

SİZLER SEÇİLDİKTEN SONRA BU MEMLEKETE SAHİP OLACAK MISINIZ?

GGK Başkanı İbrahim Çantay görüşlerini şöyle dile getirdi:

“Bizim en büyük sıkıntımız muhataplık. Seçip gönderdiğimiz hiçbir vekili biz karşımızda vekil olarak muhatap olmadık. Çok istisnalar haricinde geçmişten geleceğe ben kalkıp 91 yılıyla 2000 yılını konuşmak istemiyorum çünkü o yaşta hiçbirimiz eşit değildik. Şimdi hepimiz oy vereceğiz ve bizde belirli bir kitleyi arkasından sürükleyecek yaşta insanlarız. Biz bu anlamda sizlerden bir şeyler bekliyoruz. Bölgesel olarak Kars en gerilerde bu konuda neler yapılabilir. Biz her gelene Kars çok güzel tarihi bir kent diyoruz ama öyle bir şey yok. Biz büyümede, istihdam da her zaman en gerideyiz. Bizim bu anlamda vekillerimizden taleplerimiz olacak ve bu taleplerimiz yerine gelecek mi? Bunlar bizim arkadaşlarla genel olarak verdiğimiz kararlar sizlerden bunları sorgulamıyoruz tabi ki. Biz sadece şunu istiyoruz sizler seçildikten sonra bu memlekete sahip olacak mısınız? Sizler de esnafsınız özellikle vergi konusunda bütün sıkıntıları en çok biz yaşıyoruz.”

KARS’IN BÖLGE İLİ OLMASI GEREKİYORDU

CHP Milletvekili Adayı Zeki Naci Tarhan da konuşmasına kendini tanıtarak başladı. Nacitarhan, “1991-95 dönemi CHP milletvekilliğini yaptım, 15 sene Ankara’da Kars Birlik Başkanlığını yaptım. Şimdi hem Kars’ın hem de partinin milletvekili olmak için görevimin başındayım.” dedi. Vekil olarak seçildiğinde yaptığı hizmetleri de anlatan Nacitarhan, “Ben 1991 yılında seçildiğim zaman buradaki hemşehrilerimin bana ilk ilettiği şey şuydu; ‘buraya kalkınma adına bir er eğitim tugayı yönlendirebilirseniz?’ Bu er eğitim tugayı 1000 kişilik bir birimdir. Bu 1000 kişinin hem kendilerinin hem de ziyarete gelen ailelerinin ticarete çok önemli katkıları olacaktır. Ben böyle bir girişimin Kars’ın ticari hayatını amaçladığımız ölçüde geliştireceğine ve gereken katkıyı sağlayacağına da inanmadım. Oturduk düşündük ve Kars o zaman Erzurum’un çevre ili durumundaydı. Yani Erzurum bölge iliydi Kars çevre iliydi. Kars’ın bölge ili olması gerekiyordu ve Kars’ın bölge ili olması için de çevre illerin olması gerekiyordu. Kars’ın çevresinde bölge illeri yaratıp Kars’ı bölge ili yapabilirsek Kars’ta bir üniversitenin kuruluşunu sağlayabilirdik. O zaman da buraya gelmiş olan bir veteriner fakültesi vardı. Bu veteriner fakültesi bize yetmiyor, yetişmiyordu. Ben ilk önce Iğdır ve Ardahan’ın il olma teklifini hazırladım. Bunlarla yol aldıktan sonra oldu tabi Iğdır ve Ardahan il olduktan sonra Kafkas Üniversitesinin kuruluşu teklifini verdim. Şimdi 15 bin öğrencisi 5 bin eğitim görevlisi olan ve üniversite ortamı olan bir kent haline geldi. Eğer Ardahan ve Iğdır il olmasaydı Kars’ta üniversite olması imkansızdı. Bence kalkınma ajansları yani SERKA ve diğer ajanslar burada değil Erzurum da olacaktı. Yani Kars’ı Erzurum’un gölgesinden çıkarmanın tek yolu Ardahan ve Iğdır’ın il olmasıydı bunu gerçekleştirdik. Ama bunu yaparken hem partimize iş yaptık hem de Kars halkına. Üniversite o parti bu partiye değil herkese, Kars esnafına Karslıya katkı sağlıyor. Burada bu kadar inşaatın olmasını da öğrencilerin barınma kaynaklarının azlığından olduğunu düşünüyorum.” diye konuştu.

‘ALLAH RAZI OLSUN İYİ YAPTIN’ DİYEN YOK

Nacitarhan ayrıca, “Şu anda Kars’ın içme suyunu temin eden Bayburt barajını çok zorluklarla temin ettik. Bayburt barajının bulunduğu zemin çatlak bir zeminmiş genel merkez bize ‘biz bu parayla üç tane Bayburt barajı yaparız’ başka illere dendi. Tartışma, sürtüşmeyle sürünce genel müdür görevden alındı. O genel müdür gittikten sonra yeni gelen müdüre bu projeyi verdik ve ihalesini de yaptık. Sınır kapılarının açılması falan buların hepsini o dönemde yaptık. Şimdi asıl bu örgütlenmenin yararlarına geliyorum. Ben 95 yılında milletvekilliğim bittikten sonra Kars’a geldim ve televizyonda bir program yaptılar. Ben o programda bir şey söyledim ve birçok arkadaşımızı da kızdırdım. 4.5 yılda inanır mısınız; Kars’ta, Iğdır da, Ardahan da, Damal hariç bize toplumsal bir yatırım yani fabrikadır, toplumsal kredidir, ihtiyaç diye gelen ne ticaret odası, ne ziraat odası, ne esnaf odası, ne odalar ne borsa gelen herkes oğlum, kızım, damadım, gelinim, yiyenim dedi durdu. Bu kişisel isteklerden kurtulmamız lazım. Üniversite getirdik Kars’a, daha ‘Allah razı olsun iyi yaptın’ diyen bile yok. Eğer oğlun ve kızın için yapmışsa ondan iyi mebus yoktur. Bu mebusluğu halkın istekleri, talepleri ve sizlerinde çabalarıyla buradan çıkaralım. Bir şeyi yapan adama yaptı demek yapmayana da yapmadı demek lazım. Bunu yapmadığımız sürece Kars’ın mebusu da bu kısır döngüde bireysel talepleri karşılamadan başka bir yere götüremeyiz.” şeklinde konuştu.

SEKTÖREL BÜYÜME

Örgütlenmenin önemine de değinen Nacitarhan, “Sizin gibi biraz daha örgütlenmiş olan meslek grupları olmalı ve kadın girişimcilerle aynı yerde olun. Onlar ayrı sizler ayrı düşünmeyin, beraber düşünün ve beraber hareket edin. Bu teşvikler şöyle çıkar arkadaşlar. İşte önce 20 ili kaplar ondan sonra döner mebusun haberi olur bakana gider, başbakana gider ve zorla 30’a çıkar. Meclis genel kuruluna gelir bir daha zorlanır ve 50’ye çıkar. Şimdi Kars’a da verecekler aynı şeyi Çankırı’ya da. Ama şimdi şöyle bir şey yaptılar 6. bölge, 5. bölge, 4. bölge gibi şeyler çıkardılar. 6. bölgede on küsür il var bu on küsür ilin içerisinde yatırımcı nerde kazanç varsa oraya gider. Duygusal vicdanlı ve varlıklı olanlar da var vicdanlarına göre gelip okul yapıyorlar, herhangi toplumsal bir şeye katkı yaparak getirip buraya kuruyorlar vicdanlarını böyle rahatlatıyorlar. Sizler de kar etmeyeceğiniz bir yere götürüp çocuklarınızın rızkını yatırmazsınız. Para kazanacaksınız ve para kazanacağınız yeri de kendiniz seçeceksiniz. Şimdi bir pet şişe üreteceksen bunu sadece Kars’ta üretirsen iş tutarız başka bir il yok. Kars’ta da belki ilçeler arasına biraz fark koyabilirsin belki. Konumuna göre Sarıkamış ile sen Akyaka’yı eşitleyemezsin. Bizim ve sizlerin zorlamasıyla Karsın kalkınmasının yolu ancak ve ancak sektörel teşvikle olur. Teşvikle büyümeyen iki il var birisi çorum diğeri de Antep. İkisi buna bağlı olmadan büyüyen iki ildir ama diğerleri tamamen teşvik yöntemiyle büyüdü. Ama burada yaprak oynamıyor gelmiyor ki. Örgütlenerek yapacağımız en büyük şeylerden birisi bu teşvik politikasını il il uygun olan nedir, iş gücü nedir, ham maddeye uyan, pazarlamaya uyan bizim komşularımız Gürcistan, Azerbaycan, Türkmenistan hatta kısmen Ermenistan’dır.” ifadelerini kullandı.

DOĞUKAPI MESELESİ

Gençlerin soruları üzerine Doğukapı’ya da değinen Nacitarhan, “1992’de bu kapı açıktı kapatıldı. Kapatılmasının tek nedeni Ermenistan ve Azerbaycan’ın bu Karabağ meselesidir. Azerbaycan Bakü, Tiflis, Mersin boru hattında bize %7 pay verdiler. Bu payın ucunda bu kapının kapatılması var. Ben bu olayı o tarihte Sayın Demirel’e götürdüm. Kars Osmanlı’nın borçları yüzünden 42 yıl boyunca Ruslara esir verildi. Biz kendi dönemimizde buraya yetenekli iş yapabilecek bürokratlar getiremiyorduk. Uçakla gelme imkanı yok, havaalanı yok ama benim iki tane çocuğumun eğitimi diyorlar. Çocuğumu iyi eğitebileceğim iyi bir okul ve kolej yoktu. Bu üniversite geldikten sonra artık eğitim kalitesi de bir şekilde üst düzeye çıkmış bulunuyor. İnsanlar eşlerini seçerken ırk aramıyorlar ama mebus seçerken ırk arıyorlar bire mebus senin eşinden daha mı önemli. Bu tür şeylerle kalmamak lazım. Benim eşim kendi etnik yapımdan değil şimdi ben eşimi seçerken bakmamışım ama mebus seçerken bakıyoruz.” dedi.

DEVLETİN BİR SÜBVANSİYON UYGULAMASI GEREKİYOR

CHP 2. sıra Milletvekili Adayı Av. Erkan Karagöz ise şunları söyledi:

“Yılda defalarca Kars’a gidip gelirim. Ben Kars’ın her zaman milletvekili oldum. Kars benim için bir tutku. Ben Kars’ın Türkiye’de ki sıradan illerden birisi olmadığını düşünüyorum ve savunuyorum. Çünkü bir cumhuriyete Anadolu’daki kurtuluş savaşı öncesinde ilk cumhuriyet dönemine katkıda bulunmuş bir topraktır. Bizlerin dedeleri burada yönetimde bulunmuşlar.  Gerçekten çok demokratik ve çağdaş bir modeli 1919 da hayata geçirmiştir. Kadınlarından biri bir bakandır, bakanlık görevi yapmaktadır. Ben Kars’a pozitif ayrımcılık gelmesini düşünüyorum. Kars, Ardahan, Ağrı, Erzurum gibi illerin gerçekten Türkiye Cumhuriyeti ülkesinde pozitif ayrımcılık ilkelerinden yararlanması gerekiyor. Burada tüketicinin doğalgaz ve kömüre ödediği paranın çok düşük bedellerle tüketiciye verilmesi gerektiğini söylüyorum gerçekten söylüyorum bunu. Çünkü siz 8 ay ısınmak için bu enerji yakıtlarını kullanıyorsunuz. Aynı süreyi ben batıda ılık bir sürede 3 ay geçirmekteyim. Hesaplandığı zaman siz 4 milyar ödüyorsunuz fakat batıda ki bir insan 1.5  milyar ödüyor. Bu çok büyük bir dengesizlik bundan dolayı devletin bu konuda büyük bir özveri uygulamasını istiyorum ben kişi olarak. Bugün aynı şekilde İstanbul da acil bir işiniz çıktı gitmeniz gerekiyor 315 liraya bilet alıyorsunuz. İstanbul Paris arası uçak bileti 250 liradır. Burada sadece bir firma çalışmakta önceden atlas jet çalışmaktaydı şimdi de sen onu piyasadan attın kendin istediğin gibi, istediğin fiyata satasın diye. Ama sen Erzurum’a 50 liraya gidip geliyorsun. Gidip geliyorsunuz çünkü birden çok uçak, araç seçeneğiniz var. Bu konuda devletin bir sübvansiyon uygulaması gerekiyor. Bu şirketlere yaptırım uygulaması yapması gerekiyor. 17 bin öğrencisi olan bir ildir burası yakınları gidip gelmek istiyor, kendirli gidip gelmek istiyor. Bu konuda da sübvansiyon uygulanmasıyla ilgili devletinde gerekli önlemleri alması gerektiğini düşünüyorum ve bunu savunuyorum.

Karagöz konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Ben vekil olsam da olmasam da ben bunu birey olarak savunuyorum çünkü bu kent için gerekiyor. Aynı şekilde gerek mandıracılıkla uğraşan insanların gerek küçük esnaf olan insanlarında vergi anlamında sıfır vergiye devlet tarafından teşvik edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Aynı işi Adapazarı’nda bir esnaf yaptığında kazancı beş liraysa burada yapan esnafın kazancı 50 kuruş ya da bir liradır. Özellikle vergi konusunda, sigortalar konusunda, diğer primler konusunda ben üst düzey bir şey savunuyorum sıfır vergi olması gerekiyor özellikle küçük üreticiden. Mandıracılıkla uğraşan bir insanın mandırasının yenilenmesi halinde ondan vergi alınmaması gerektiğini düşünen birisiyim. Bu bölgeyle ilgili düşüncelerimin çok kısa özeti bu ama bu konuyu sizler genç girişimciler olarak dillendirmek zorundasınız. Bu konuda paneller, sempozyumlar yapmak durumundasınız. Biz bunu yaparsak bu kentin pozitif ayrımcılığını hak ettiğini savunur ve birilerine anlatabilirsek etkili olur sadece parlamenter anlamda olacak bir şey değil. bu çok önemli bir şey bizler sığınacak oluyoruz. bu memleketi ilhanlılar işgal etmiş vergi almamışlar, İranlıların eline geçmiş vergi almamışlar, Ruslar vergi almamış, Osmanlılar vergi almamışlar Türkiye Cumhuriyetine ben batıda ki insanla aynı vergiyi veriyorum. Buranın kalkınması için buranın derdini de bizim kendimiz anlatmak zorundayız. Kars, Ardahan, Iğdır vakfının genel yöneticiliğini yaptım birçok bizim bölgemize giren çıkan dergilere, gazetelere yazılar yazdım. Dediğim gibi ben Kars müessesesine biraz radikal bakıyorum. Benim için Karslı olmak farklı olmaktır ama bu sadece bizlerin çabasıyla olacak bir şey değildir. Zaten zeki bey daha önceki milletvekilliğinde zaten bugün ki Kars’ın o dönemki makus tarihini değiştirecek çok ciddi projelere imza attı ama birileri bunları görmezlikten geldi. O nedenle bizim yüzümüzün her zaman Kars’a dönük olduğunu söylemekte bir sakınca görmüyorum ama dediğim gibi sizlerinde bunların arkasında çok radikal bir şekilde durmanız gerekiyor. Çok teşekkür ederim. Şimdi bu güncel sorunlarımızın dışında önümüzde ki on yılda neler olabileceğini özellikle sizlerin ön görmesi gerekiyor. Bakın Kars, Tiflis demir yolu açıldığında çok büyük ihtimalle komşumuz Çinli olacaktır, Hintler, Türkler, Moğollar olacaktır. Biz buna hazırlanmadığımız zaman biz yine onların çok çok altında olacağız. Antreporlar Erzurum’a gidecekmiş muhabbeti geçiyor bu muhabbet geçince Kars da fiyatlar düşüyor. Benim müvekkillerim var adam Trabzonlu ama buradan arsa kapatmış ben çok iyi biliyorum. Biz Karslıyız ve Karslı olmak, Kars’ı düşünmek zorundayız. Onlara Kars’ın sahibinin onlar değil bizler olduğumuzu göstermemiz lazım.”

CUMHURİYET HALK PARTİSİ OLARAK HAKLI OLDUĞUNUZ HER KONUDA SİZLERİN YANINDAYIZ

CHP İl Başkanı Özfer Koçak da şu açıklamalarda bulundu:

“Kars’ın geleceği ve çıkarları ile ilgili konularda hiçbir ayrım gözetmeksizin birliktelik sağlayamıyoruz. Yani bunu siyasi partiler anlamında söylüyorum, halk genelinde söylüyorum. Eğer biz sorunlarımızı birlikte yukarıya iletemezsek bölük börçük olursak hiçbir başarı elde edemeyiz. Yani bir konuyu masaya yatırdığımız zaman o konu hakkında birlikte hareket etmezsek o konudan başarı elde edemeyiz. Çünkü Kars’ın sorunları hepimizin sorunları biz hepimiz bu şehirde yaşıyoruz. Kars’ın en büyük sorunlarından birinin göç olduğunu biliyoruz. Göç eden insanların niye göç ettiklerini bilmemiz lazım. En büyük sorunlarından bir tanesi eğitim sorunumuz, sağlık sorunumuz, Kars’ın içinde bulunduğu fiziki şartlar insanları göçe sürükleyen en büyük sorunlardır bunlar. Eğitim konusunda herkesin birlikte hareket edip bu konuyu gündeme getirmesi lazım. Sağlık konusunun hep birlikte hareket edilerek gündeme getirilmesi lazım. Hiçbir parti ayrımı gözetmeksizin beraberce bu konuyu gündeme getirip çözüm bulmak lazım. Biz gerçekten birlikte çok büyük bir güç olursak bu konuların çözümlerini birlikte kolayca buluruz. Farklı bir ses çıkmazsa içimizden, çünkü haklı konularımızda bizlerin birlikte olması lazım. Bunda hiçbir etnik yapı gözetmeksizin, hiçbir parti ayrımı gözetmeksizin biz de Cumhuriyet Halk Partisi olarak haklı olduğunuz her konuda sizlerin yanındayız. Bizlere sorunlarınızı ilettiğiniz zaman bizler de Cumhuriyet Halk Partisi olarak her halkı olduğunuz davada sizlerin yanında olacağımızı belirtiyorum ve davetinizden dolayı çok teşekkür ediyorum. Şeker fabrikasının kapatılmaması için biz demin dediğim gibi yumruğumuzu masaya tek bir güç halinde vurursak sonuç alabiliriz. Biz bir de sanayiye gittik, şehrin yollarında ki sorunları, Kars çayının sorunlarını biliyorsunuz.  Yaz olduğu zaman o çaydan pis kokudan geçilmiyor. Çok kötü bir görüntü ve yazın bir misafirimiz geldiği zaman yolar yüzünden biz utanıyoruz. Sanayiye gittik esnafın istediği iki üç şey var öyle fazla bir şeyde istemiyorlar. İşte bir yol istiyorlar ellerimiz kesiliyor biz buradan Kars’a gidene kadar kan kaybı falan en azından küçük çaplı bir sağlık birimi istiyorlar. Bir de bankamatik istiyoruz diyorlar. bunlar çok ufak tefek istekleridir ama bu oradaki insanların önemsenmediği gösteriyor. Arabalarımız arızalandığı zaman biz gidiyoruz sanayiye yollar berbat bir şekilde. Biz burada yaşıyoruz ve bunları hak etmiyoruz bunlar bizim hepimizin toplum olarak sorunumuz. Biz bütün davalarımızda Kars’a bundan önceki yapılan tek şey benim oğlumun tayinini şuraya yapın, benim kızımın tayinini şuraya yapın. Bizler artık gençler olarak bunların üstüne çıkmamız lazım. Kars’ın sıkıntılarını güç birliği olarak vekillerimize iletirsek çözüleceğine inanıyorum. Bugün Kars hayvan pazarın çamurdan giremiyoruz. Türkiye’nin çoğu büyük firmaları gelip buradan hayvan alıyorsa insan utanıyor. Geçen yıl migrosun müdürü geldi hayvan pazarını gördü ben kendi adıma çok utandım. Kars hayvan pazarı gerçekten çok kötü durumda.”

CHP Merkez İlçe Başkanı Yusuf Kanbay ise, “Şimdi burada gördüğüm bir konu çok hoşuma gitti herkesi tanıdığımdan ne olduğunuzu biliyorum. Sizler buranın mozaiğinin o kadar renkli olan tarafını görmüşsünüz ki. Bir insan doğarken suçlu ya da mükafatlı olmaz. Hiç kimse annesini, babasını ve akrabasını seçme şansına sahip değil. Burada ki etnik yapıyı kırmışsınız büyük ihtimalle eğer bunu ilerletirseniz ama emin olun bu en büyük sorunlardan bir tanesi ilerlememizin önünde. Bu benim adamın bu diğerinin adamı bu konu aslında ilerlememizin önünde ki en önemli neden. O bulunduğu konumu dolduruyorsa bunun en güzel yanı budur. Rengi, dili, dini, ırkı ne olursa olsun. Dediğim gibi seçme şansı olmadığı için hiçbir ayrım yapılmaması lazım. Dediğim gibi kimse doğarken suçlu ya da mükafatlı olarak doğmuyor. Eğer biz bunu burada kırarsak Karsta o soğuk kış günleri de sıcak olacak. Herkes birbirini kucakladığı zaman o sıcaklık herkese yansıyacaktır. Bu da başarının önünde olan büyük bir sebeptir.” dedi.