Bu ailede herkes hafız

Demirci Ailesi'nde hafızlık bir gelenek. Ailede 18 kişi hafız...

Emeti Saruhan'ın haberi…

 

Peygamber Efendimizin "Ümmetimin en şereflileri Kur'an'ı yüklenenlerdir" hadisi ile önemi anlatılan hafızlık, oldukça kutsal bir mertebe. Allah'ın kitabını zihninde taşımak ve onunla amel etmek yani bir bakıma yaşayan bir Kur'an olmak... Bu ağır yükü neredeyse tüm fertleri ile omuzlayan bir aile Demirci ailesi. Baba Tayyip Demirci ile başlayan hafızlık zincirine oğullar, gelinler ve torunlar katılmış. Güzel bir yaz akşamında, çam ağaçlarının altında dostlarla yenen bir iftar yemeğinde hafız kardeşlerden Hüseyin Demirci ile tanışma fırsatımız oldu. Denize karşı çaylar yudumlanırken "Kardeşlerim de hafız" diye bahsetti ailesinden. Tabi ben de tanışmak istedim. Kırmadılar zahmet edip geldiler. Hafızlık hikayelerini anlatırken hesapladık, ailede tam 18 tane hafız var, ezbere başlayacak ufaklıklarla da bu sayı artacak.

 

İLK ÇOCUKLAR HAFIZLIĞA DAHA YATKIN

 

Ailenin ilk hafızı baba Tayyip Demirci. Trabzon'un Çaykara ilçesinin Taşçılar köyünde doğan Tayyip Demirci, burada Arapça eğitimini almış. Önce Kars'ta sonra Rize'de imamlık yapmış. 1967'de ise İstanbul'a gelerek Cami'nde imamlık yapmaya başlamış. 1971'de burada Draman Tercüman Yunus Kur'an Kursu'nu açan Tayyip Demirci, Hoca Hasan Dilmaç'la birlikte yüzlerce hafız yetiştirmiş. Bu hafızlardan 5 tanesi de kendi oğulları. "Bir babanın görevi evlatlarına İslam'ı öğretmek. Bu yüzden çocuklarımızı hafız yapalım dedik. İlkokula gitmeden hafızlıklarını bitirdiler." diyor. Tayyip Demirci'nin oğullarının en büyüğü Salih Demirci, Müezzin Kayyum'luk yapıyor. Bir küçüğü Yunus Demirci de Müezzin Kayyum. Hüseyin Demirci ise Tercüman Yunus Kuran Kursu'nda yönetici ve dernek başkanı, Muhammet Hanefi Demirci bir iş merkezinde yönetici, en küçük erkek çocuk Hasan Demirci ise kendi şirketinin sahibi. Tayyip Hoca'nın 3 tane de kızı var ancak kızlar hafız olamamışlar. Nedenini sorduğumda "Yapamadılar" diyor. Tayyip Demirci kendi oğullarına kendisi ders vermemiş. Bunun sebebinin babanın oğlu ile çalıştığında yeterli disiplinin sağlanamama ihtimali olduğunu söylüyorlar. Ayrıca Kur'an Kursu'nun yönetimi ile ilgilendiği için zamanı yeterli değilmiş. Hafızlığa büyük oğullarının daha yatkın olduğunu söyleyen Tayyip Demirci "Genelde öyle olur. Büyük çocuklar hafızlığa daha yatkındır" diyor.

 

Soldan Sağa Arka Sıra:Hasan Demirci (Oğul) Tayyip Demirci, Furkan Demirci, Ali Rıza Demirci (Torunlar) Ön Sıra: (Oğullar) Hüseyin Demirci, Salih Demirci, Yunus Demirci, Muhammet Hanefi Demirci En Önde: (Baba) Tayyip Demirci ve bir diğer torun Muhammet Fatih Demirci.

 

HAFIZLAR ALTIN ZİNCİRİN HALKALARI

 

Demirci kardeşler sadece hafız olmanın yeterli olmadığını, Kur'an-ı hayata geçirmenin, yaşamanın önemini biliyorlar. Ağabey Salih Demirci, "Hafızlığın önemini şimdi daha iyi anlıyoruz. Bunun en önemli tarifi Hz. Allah'ın Kur'an'ını ezberlemek ve ezberletmekle Hz. Allah'tan bütün insanlığa ulaşan bu altın zincirde bir halka olmaktır. Bu yüzden biz de çocuklarımızı hafız yapıyoruz." sözleriyle tarif ediyor hafızlığı. Hafızlığa erken yaşlarda başlamanın önemli olduğunu ifade eden Muhammet Hanefi Demirci, "Ezber bittikten sonra icazet almak için Kur'an'ı 3 günde hatim ediyorsunuz. Bunu çocuk yaşta biri daha kolay yapabilir." diyor.

 

SOKAKTA OYNARKEN KENDİNİ KURSTA BULDU

 

Hafızlığı yedi yaşında bitiren Yunus Demirci kursa başlamasını hiç unutamıyor: "6 yaşındaydım, sokakta oynuyordum. Babam beni aldı, Maşukiye'ye götürdü. Benim hiç bir şeyden haberim yok. Yanımda hiçbir eşyam da yok. Annemin bile haberi yok. Babamın niyeti beni götürüp, bırakıp dönmekmiş. Benden 2 yaş büyük olan abim de orada hafızlığa çalışıyordu. Gittik. Rahmetli hocam Hasan Dilmaç'ı gördüm. 130 kiloluk bir adam. Bana Kur'an okutturdu. Fazla bilmiyordum ama bildiklerimi okudum. Bir an babamla göz göze geldiler. Babam 'ben bir abdest alıp geliyorum' deyip gitti. Aradan birkaç saat geçti. Bekliyorum babam gelecek diye gelmedi. O zaman anladım beni bırakıp gittiğini. Ağladım, 'kaçıcam ben' falan dedim ama mümkün değil tabi."

 

HOCAMIZ ANNE BABALIK YAPTI

 

5 kardeşi de hafız eden Hoca Hasan Dilmaç'ın elbette aile için özel bir yeri var. Hocalarının kendilerine verdiği emekleri şöyle anlatıyor Demirci kardeşler: "Hocamızdan Allah razı olsun, hem hocalık yaptı bize, hem de annelik babalık. Biz 6- 7 yaşlarında çocuklardık. Hocamız bize kışın sobanın üzerinde ekmek kızartır üzerine yağ sürer yedirirdi. Harçlık verirdi. Bir anne çocuğuna nasıl bakarsa öyle bakardı" Demirci ailesi hafızlık eğitiminin yanı sıra okulu da ihmal etmemiş. İlkokul dahil, orta, lise ve üniversiteyi dışarıdan bitirmişler. Eğitimde hafızlığın hiçbir zaman kendilerine engel olmadığını söylüyorlar. Şimdi kendi çocukları da hafızlık eğitimi alırken okulu dışarıdan bitiriyor.

 

YOKLUK İÇİNDE OKUDUK

 

Demirci kardeşlerin hafızlarında çocukluklarında yaşadıkları yokluklar yer etmiş. Babaları memur maaşı ile 10 nüfusa bakıyormuş. Yunus Demirci o günleri şöyle anlatıyor: "Evimizde televizyon yoktu. Oyuncak yoktu. Misket oynardık. 1974'de icazet alanların en küçüğü benim, cemaatin gözü bende. Yamalı bir pantolonum vardı. Bir yıl önce kurstan bir gömlek dağıtmışlardı, cırlak sarı renkte. Onu yeni diye icazete giymek için ayırdım. Kolları uzundu, katladım, katladım, katladım. Babamdan pantolon istedim, alamadı. Amcam bir pantolon aldı onunla katıldım icazete." Kardeşlerin en küçüğü Hasan Demirci ise "En haylaz bendim çocuklar arasında. Kurslara çocuklar için eşya getirirler. Hafızlığı bitirmeye yakın bana bir ayakkabı düştü. O ayakkabıyı getirdim, yıkadım, temizledim. O kadar büyük bir şeydi ki bizim için, ayakkabı ne demek. 4 - 5 gün yastığımın altına koyup uyudum." sözleriyle anlatıyor o günleri.

 

EN YÜKSEK DERECE HAFIZLIK

 

Demirci kardeşler 6 yaşlarında kurslara girdiklerini şimdi 45'li yaşlarda hala kurslarda olduklarını söylüyorlar. Öğrenciliği biten öğrenci yetiştirmeye başlıyor. "Biz kendimizi Kur'an-ı Kerim eğitimine vakfettik." diyorlar. Sebebi Peygamber Efendimizin "Hafızla benim aramdaki fark sadece hafıza vahiy gelmez" hadisi şerifi. Dünyada onları en çok mutlu eden şeyin hafız olmak olduğunu söylüyorlar. "Ahirette Kur'an-ı Kerim'den bildiğin ayet sayısına göre derece artacak. Hafızların derecesi en üstte. Dünyadaki makam mevki gelip geçici. Hafızlık hem dünyada hem ahrette faydası var. Hocalık yapmaktan da çok mutluyuz. Hem en zor iş hem de çok zevkli, hem sevap."

 

HAFIZ OLAN ÇOCUK OKULDA BAŞARILI OLUR

 

Demirci kardeşler anne babaların hafızlığa yaklaşımından biraz şikayetçiler. Velilerin "Çocuğum ilkokulu bitirsin, liseye başlar, eğer başaramazsa hafızlığa veririz" diye düşündüğünü söylüyorlar. Halbuki o dönemde çocuğun zihni bulanmış oluyor. Dolayısıyla hafızlıkta başarılı olması zorlaşıyor. Bunun yerine erken yaşta alınacak hafızlık eğitiminin çocukların okul hayatına da olumlu katkıda bulunacağını ifade ediyorlar. Hiçbir çocuk hakkında "hafızlık yapamaz" diye karar vermediklerini anlatan Salih Demirci, "Bazısı 1 senede yapar, bazısı 3 - 5 senede. 14 - 15 yaşlarında yapılan hafızlık daha uzun sürer. Ama azimle çalışan herkes illa ki hafız olur." diyor. Allah'ın ilmini aldıktan sonra hayatta zorluk çekilmeyeceğini anlatan Hüseyin Demirci "Kur'an'ı ezberleyen çocuğun hafızası açılıyor. Ailemizden kimse sıkıntı çekmedi. Bu ilim sayesinde oldu. Kur'an birinci sıraya sokulmalı" diyor.

 

DÜNYA ÜÇÜNCÜSÜ HAFIZ YETİŞTİRDİLER

 

Salih Demirci'nin oğlu Naci Demirci 7 yaşında hafızlığı bitirmiş ve 9 yaşında Türkiye birincisi olmuş. Böylece dünya çapında yapılan hafızlık yarışmasına katılmış ve dünya üçüncüsü olmuş. Naci Demirci'nin ayrıca 2008'de Diyanet Görevlileri hafızlık imtihanında ve tefsir hadis dalında Türkiye birinciliği var. Şu an Rize'de imamlık yapıyor. Salih Demirci'nin diğer oğlu Ali Rıza Demirci ve kızları Betül Demirci ve Saliha Demirci Kılıç da hafız. Salih Demirci'nin eşi Naciye Demirci ise evlendikten sonra eşinden ders alarak hafız olmuş. Yunus Demirci de oğlu Furkan, kızı Hanife ve eşi Zeynep'i hafız yapmış. Yunus Bey eşinin hafızlığı yeni bitirdiğini söylüyor. Hüseyin Demirci'nin oğulları Tayyip Demirci ve Muhammet Fatih Demirci küçük yaşta hafız olanlardan. Davut İrdem ve Tuğba İrdem Kerem, Tayyip Hoca'nın kızlarından Fatma Demirci İrdem'in çocukları. Fatma Hanım kendisi hafız olamamış ama çocuklarını babası ve kardeşlerinin yolundan yürütüp hafız yapmış.

 

Genç hafızlar donanımlı

 

Furkan Demirci: Hafız olduğum için bana öncelik veriyorlar

 

Babam hoca olduğu için sokakta top oynamak yerine küçük yaşta öğrendik Kur'an'ı. Okulla birlikte aldım hafızlığı. Okul bitince liseyi dışarıdan okudum, hafızlığa ağırlık verdim. Çevreden hafız olduğum için bana öncelik veriyorlar. 70 yaşındaki insan ben hafızım diye ben gelince ayağa kalkıyor. İleride Diyanet camiasında görev almak istiyorum. Master, doktora yapma hedefim var. İnsanlara faydalı olabilmek için okumak lazım.

 

Ali Rıza demirci: Arabistan'da en küçük hafızdım

 

1999'da İsmail Ağa Kur'an Kursu'nda hafızlığa başladım. Hocam babam oldu. 7 - 8 yaşlarındayken hafızlığa başladım. 2003'te Arabistan'a hafızlık yarışmasına gittik, en küçük bendim. Koltukta küçücük kalıyordum. Şimdi Arapça dersi alıyorum. Liseyi de açıktan okuyorum. İleride imamlık yapıp diyanette görev almayı düşünüyorum. İlahiyat okumayı düşünüyorum.

 

Tayyip Demirci: Dedem bana dua etmezsen hakkımı helal etmem dedi

 

1994 doğumluyum. 5 - 6 yaşlarında dedem Hasan Dilmaç ders vermeye başladı. Dedem hastaydı, son zamanlarında bile bizi ders çalıştırırdı. Tek istediği arkasından dua etmemizdi. Arkamdan dua etmezseniz hakkımı helal etmem derdi. Hafızlığı halamın eşi Ahmet İrdem'de bitirdim. Ben okul ve hafızlığı birlikte yürütüyorum. Açık lisede okuyorum. İleride ya ticaret yaparım ya da ilahiyata gidebilirim.