1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Av. Şehrazat Erdağı kaleme aldı : AKP’lileşen MHP’liler...
Av. Şehrazat Erdağı kaleme aldı : AKP’lileşen MHP’liler...

Av. Şehrazat Erdağı kaleme aldı : AKP’lileşen MHP’liler...

Karsımızın genç ve başarılı avukatlarından Şehrazat Erdağı, sosyal medya hesabından paylaştığı yazısında dikkat çeken mesajlar verdi...

A+A-

İşte Av. Şehrazat Erdağı'nın "AKP’lileşen MHP’liler..." yazısı :

Eleştiri yazıları bittabi birilerini rahatsız edecek, bazılarının takdirini toplarken bazılarının da fazlasıyla canını sıkacaktır elbet. Fakat birilerinin gözü kamaşıyor diye güneş doğmaktan asla vazgeçmeyecek, doğrular; üzerlerine dökülen asvalta, ardından üzerlerinden defalarca geçen silindirlere rağmen bir filiz gibi gün yüzüne çıkacak ve Yüce Allah’ın dosdoğru ol emrine zıt yaşayanların boynunu tabiki de bükecektir. Allah doğruları ortaya çıkarırken de bazen doğrunun peşinden koşanlara fırsat verecek onlar aracılığıyla vücud bulacak, bazen de omurgasızların basiretini öyle bağlayacak ki ağızlarından çıkan sözlerle kendi ipliklerini meydana çıkaracak fakat bu duruma bir türlü de engel olamayacaklardır.

Bana/bize başka işin yok mu veya sana mı kaldı diyenlere ise yukarıda da bahsettiğim üzere ülkemizin içerisinde bulunduğu durumdan, sürüklenip gittiği uçurumdan, ekonomik buhrandan, yerlerde sürünen ahlak ve arşı alaya çıkmış ceza oranlarından ötürü bu geminin içerisinde olan bir vatandaş olarak konuşmaktan yazmaktan başka birşey düşünemediğimizi mecburen söylemek durumundayız. Memleket meselelerinin gidişatına duyduğumuz elem ve ızdırap biz gerçek Türk Milliyetçileri için hayatımızın her döneminde yaşadığımız şu fani dünyada kendi küçük dünyamızdaki ailevi sosyal ekonomik psikolojik sıkıntılardan hep önde oldu. Kiralarımızı faturalarımızı ödeyemediğimizden içerisinde girdiğimiz buhran memleketin şu kötü gidişatına olan üzüntümüzün asla önüne geçemedi. Mukaddes Türk Vatanının sağcısıyla solcusuyla bütün evlatları mesele memleket olduğunda yardımlaşma ve dayanışma olduğunda daima ideolojiyi bir kenara bıraktı ve bir oldu. Bu milletin bu vatanın iyiliğine çıkarına bir iş yapan solcuya en büyük sağcılar bile söz söylemedi, bu dünyadan göçenlere de rahmet temennisini asla esirgemedi. Nitekim Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin kurulmasında ve yavru vatan topraklarında yaşayan Türklerin içerisinde bulunduğu yoğun zulüm ve barbarlığın yerle yeksan olup, bağımsızlıklarına kavuşmalarında etkin rol oynayan Bülent Ecevit’e nasıl kötü söz söyler ki bir Türk ? Tabii adı geçenin yanlışları hataları olmuştur, fakat anlattığımız üzere konunun ulviyyetiyle muteber nasıl görmezden gelinir ki doğruları.. bundan sebep bu vatan doğusuyla batısıyla kuzeyiyle güneyiyle dört bir yanı ayrı cennet bahçesi olan bu vatan.. nasıl olur çözülür, ayrışır..

Memleketin 20 yıldır dahilinde olan iktidar ne yazık ki bu milleti ayrıştırmış, bölüştürmüştür. Çok gezen çok bilir tezinden bir çıkarımla söyleniyor ki Türkiye de şu an en büyük hastalıklardan biri sevmemektir.. iç anadolulular karadenizlileri sevmiyormuş ta güney doğulular egelileri sevmiyormuş ta adanalılar mersinlileri, trabzonlular rizelileri vs.. çünkü iktidarın süresini uzatmak demek kaosu diri tutmak demektir. Bunu ben demiyorum dünyanın kabul ettiği çoğu yazar ve stratejist diyor. Bir dönem sırtını oraya yaslayan iktidar bir dönem sırtını buraya yaslayan iktidar bu şekilde hep bir rüzgar ile havada kalıyor ve bu yaprak iktidar bir türlü yere düşmüyor. Yakın geçmişte akp hükümeti oylarının düştüğü analizlerini ortaya koyan anketlerden sonra aklı kimden aldıysa çözüm süreci denilen rezaleti başlattı ve güneydoğuyu ve bu yörenin asil insanını diğer tüm kadim Türk vatandaşlarından ayrıştırdı ve ötekileştirdi. Oysa yakın Türkiye tarihi boyunca herhangi bir ayrıma maruz kalmamış, ne makam istemişse elde etmiş, hangi görevi istemişse kendine tevdi edilmiş Kastamonudaki bir vatandaşla aynı haklara sahip olmuş; aynı hastaneye, aynı okula, aynı vergiye tabi tutulmuş, aynı seçime girmiş, tüm haklardan eşit yararlanmış ve kendi aklında olmayan eziliyorsunuz düşüncesini güneydoğu insanının aklına akp zorla sokmuştur. Devamında Türkiye’nin itibarını fazlasıyla zedelemiş, tarihte ilk defa devlet, terör örgütüyle görüşmeye başlamış, oslo görüşmeleri, habur rezaleti, kozmik oda sırları yayılmış, dolmabahçe sarayında ise bu rezilliklere mum dikilmiştir. Devletin üst düzey makamları imralıda yatan bebek katili namussuzla görüşmüş, bu Allahsız satılmış şerefsizin silah bırakın çağrıları tüm ülkede yayınlanmıştır. Bu süreçte fetönün de aktif rol oynamasıyla TSK ya ve valilere emniyet müdürlerine teröristler önünüzden geçse bile dokunmayın diye emirler verilmiş, pişmanlık yasası çıkarılmış, dağdaki teröristler silah bırakma adı altında silah ve mühimmatlarını şehirlere taşımış tuzaklamış ve ne yazık ki Türkiye Cumhuriyeti bu sürece seyirci kalmıştır. Akil adamlar denen bir zevat üretilmiş, Türk’ün 4000 yıllık töresinde olmayan şekilde aziz milletimizin aklı hakir görülerek milletimizle alay edilmiştir.

Bir dönem bu onursuz taktikle iktidarı kaptırmayan akp daha sonra oylarının düştüğü şeklindeki analizleri ortaya koyan anketler sonrası ise bu kez tam tersi yola girmiş ve doğan görünümlü şahin gibi günümüzdeki milliyetçi görünümlü akp ortaya çıkmıştır. 15 temmuz hain darbe girişiminden sonra aksaçlı devlet adamı Dr. Devlet Bahçeli bu büyük tehlikenin yani darbe girişimin yalnızca girişim olarak kalmasında önemli bir rol üstlenmiş, daha sonra da devlet içerisindeki sızmalarınçok büyük olduğunun, bunlarının tamamının temizlenmesinin gerektiğinin, bu sürecin ne kadar süreceğinin bilinmediğinin ve sürecin sonuna kadar da yeni denemeler fiilen olmasa bile, ekonomik politik siyasi gibi darbe girişimlerinin siyonist batı eliyle yapılması ihtimaline karşın, (nitekim ekonomik darbe yapıldı) dışarıda bu kadar cephe geniş ve düşman çokken içeride muhalefeti bir kenara kaldırmak artık ülkem için elzem olmuştur dedi ve özellikle tabanından son derece büyük tepkileri de göz önüne alarak, akpnin bu süreci tek başına yürütemeyeceği, bunların her ne kadar iktidar olsa da başlarında bir DEVLET aklının olması gerektiği gerekçesiyle fiilen değil ama fikren iktidara geçti.

Devlet Bahçeli’nin darbe girişimi sırasında MHP genel merkezinden yeni ayrılmışken haberi alması üzerine derhal genel merkeze geri dönmesi ve tüm ışıkları yaktırması ile bir süreç başladı… Bu süreç beraberinde bir Türk Milliyetçisinin iktidara gelseydi eğer yapacağı bir çok şeyi akpye yaptırdı. Öncelikle hemen kck’lara hız verildi ve fetö operasyonları başladı. Pkk terör örgütüyle arasına bir türlü sınır koyamayan hdpnin genel başkanı ve yardakçısı tutuklanıp cezaevine konuldu. Güneydoğuda pkkya parasal yardım eden belediye araçlarıyla hendek kazan bomba gizleyen belediyelerin başkanları tutuklarındı buralara o şehirlerin valileri kayyum atanarak devlet iradesi hakim kılındı. Tabi bu süreçte cumhurbaşkanı güneydoğuda barzani ile megri megri söyleme dönemlerinden, Türkeş’in kabrini ziyaretlere, mitinglerinde bozkurt yapmalardan, nihal atsız şiirleri okumalara kadar 180 derece döndü/devlet döndürdü.

Kötüye giden gidişat durduruldu ve doğru işler yapıldı.. Yapıldı yapılmasına da burada dikkat edilmesi ve tahlil edilmesi gereken ve bu yazımızın da mahiyeti aslında, bir durum var ki akplileşen MHPliler….

Tüm bunlar olurken bazı davasını özümseyemeyen, Ülkücülük kavramının mahiyetini anlamayan, Türk Milliyetçiliği mantalitesini kavrayaman bir zevat ekibi, kraldan çok kralcı olmaya başladı.. oysa tüm bunlara hiç te gerek yoktu.. Sayın Dr. Devlet Bahçeli üzerine basa basa Tayyip Erdoğanla ilgili söylediğim hiçbir sözü unutmadım bir süreliğine rafa kaldırdım demesine rağmen bu niteliksiz ekip akplilerden çok akpyi ve erdoğanı savunur hale geldi. Oysa bu ülkenin bu günlerdeki yaşsdığı tüm bu olumsuzluklar yine bu iktidarın suçudur. Bu onursuz kadrolar yüzünden bu ülke bu günlere gelmiştir bunun tüm sorumluluğu ve müeyyideleri de yine bu kadroların üzerinedir.

Bir Mhp’li liderinin işaretiyle kurulan ittifak neticesi ittifak ortağı partiyle birlikte kendi partisini iktidara getirme gayesiyle iş yapabilir lakin bir Mhp’li ;

Barzaniyle megri megri söylenleri, Atatürk havalimanına sözde kürdistan paçavrası çekenleri, haburda yaşananlar içimizi umut dolduruyor diyenleri, şehide kelle diyenleri, esnafa ananı da al git diyenleri unutamaz !

İranlı iş adamından milyon dolarlar, pahalı saatler alan bakanları unutamaz.

Oğluna gemicikler alan hırsız bakanları unutamaz.

Habur’da yaşanan rezalet ülkeye terörist girişlerinin davul zurnalarla karşılandığını  unutamaz.

Dolmabahçe’de yaşananları unutamaz.

Oslo’da yaşananları unutamaz.

İmralı görüşmelerini unutamaz.

Bu ülkenin 5 büyük müthaite peşkeş çekilmesini unutamaz.

Merkez bankası müdürünün yılda 3-4 kez değiştirilmesini unutamaz.

Ekonomik bu denli yerlerde sürüklendirilmesine sebebiyet verenleri , Toplumu ayrıştıranları, bölüştürenleri; milleti 36 etnik kökene ayıranları, belki bazı şeyler yoluna girene, süreç normalleşene kadar eskisi kadar sık konuşmaz, belki çok eleştirmez ama bunları yapanları övmez! Asalağı olmaz! Onlardan çok savunmaz!

Ve birileri adını unutsa bile bir Türk Milliyetçisi vatanına ve milletine yapılmış bu gaflet dalalet ve hatta bazı ihanetleri ne olursa olsun UNUTMAZ !

Bunları birgün herkes unutsa, herkes huzura kavuşsa bile,, tam en sevdiğim yemeği yerken, aklıma gelerek yemeğin boğazıma dizilmesine neden olan bu yazdıklarımı ben asla unutmam. Ailevi sıkıntılarımızdan daha çok kafaya taktığımız bu meseleleri biz unutmatız. Birileri rahatsız olacak diye o güneşi doğurma görevi öyle veya böyle bize tevdi edilmişse belki de, biz doğruları yazmaktan çekinmeyiz, susmayız.

Dediğim gibi birileri Türk Milleti balık hafızalıdır diyedursun..

Türk Milliyetçileri Milli hafızaya kaydeder ve Milli Kini asla Unutmaz ! 

Av. Şehrazat ERDAĞI

17 Temmuz 2021 / 05:30 / Kars

https://www.avsehrazaterdagi.com

j-002.jpg

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.